Arrive at a conclusion türkçesi Arrive at a conclusion nedir

  • Neticeye varmak.
  • Sonuçlandırmak.
  • Kanaate varmak.
  • Sonuca varmak.
  • Hüküm veya görüşe varmak.

Arrive at a conclusion ingilizcede ne demek, Arrive at a conclusion nerede nasıl kullanılır?

Arrive : Vasıl olmak. Bir ereğe ulaşmak. Dayanmak. Başarı kazanmak. Gelip çatmak. Gelip dayanmak. Gelmek. Yetişmek. Varmak. Üstesinden gelmek.

At : Ya. Ye. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Yanında. Üzere. Bir hareketin hedefini gösterir. Hatta. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Da. Üzerinde.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Pek iyi. La (müzik terimi). Argonun simgesi. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Herhangi bir. (herhangi) bir. En yüksek not. Amperin simgesi.

Conclusion : Hüküm. Ceza. Bitim. Karar. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Sonuç bölümü. Anlaşma. Sonuç.

Arrive at a decision : Bir karara varmak. Karara varmak.

Arrive at : Ulaşmak. Varmak. (bir yere) ulaşmak. Yerine ulaşmak.

Arrive at maturity : Vadesi gelmek. Ödeme süresinin gelmesi, bitmesi. Süresi gelme.

Bring to a conclusion : Sonuçlandırmak.

Jump at a conclusion : Acele hüküm vermek.

İngilizce Arrive at a conclusion Türkçe anlamı, Arrive at a conclusion eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Arrive at a conclusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reasoned : Usavurmak. Makul. Düşünmek. Bir sebebe dayanan. İkna etmeye çalışmak. Görüşmek. İyi düşünülmüş. İyice düşünülmüş ve mantıklı. Kanıtlamaya çalışmak.

Amounted : Miktarında. Bedelinde. Eşit olmak. Toplama ulaşmak. İfade etmek. Anlamına gelmek. Tutarındaki.

Educe : Çıkarmak. Sonuç çıkarmak. Ayırmak.

Concluded : Anlaşma yapılmıştır. Sonuca varan. Iskat edilen hak. Karara varmak. Sonuç çıkarmak. Sözleşme yapılmıştır. Anlaşma yapmak. Bitmek. Sonuca varılmış.

Decides : Aklı kesmek. Karar vermek. Hüküm vermek. Karar kılmak. Karar verdirmek. Azmetmek. Karar vermesini sağlamak. Kararlaştırmak. Belirlemek.

Deduced : Görüşüne varmak. İstidlal etmek. Sonucuna varmak. Çıkarsama yapmak. Sonuç çıkarmak. Gelişimini izlemek. Anlamak. Ortaya çıkarmak. Çıkarsamak.

Get to the bottom of things : Her şeyi düşünerek bulmak. Konunun özüne inmek. İşin temeline inmek.

Reason : Us. Usavurmak. Akıl yürütmek. Görüşmek. Mantıklı davranmak. Bulmak. Sebeb. Gerekçe. Tartışmak.

Carry through with : Tamamlamak.

Arrive at a conclusion synonyms : bring to an issue, actualise, concludes, make inferences, amounting, button up, accomplish, conclude, accomplishes, deducing, bring to an end, draw a conclusion, bring to a conclusion, deduce, get straight to the point, deduces, accomplishing, educes, effect, decide.