Arson türkçesi Arson nedir

  • Kundakçılık.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Kasten yangın çıkarma.
  • Kasıtlı yangın çıkarma.
  • Kundaklama.
  • Kundak.
  • Yangın çıkarma.

Arson ile ilgili cümleler

English: In Germany today, anti-violence rallies took place in several cities, including one near Hamburg where three Turks were killed in an arson attack on Monday.
Turkish: Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.

English: He is a convicted arsonist.
Turkish: O mahkum bir kundakçı.

English: Arson is a criminal act.
Turkish: Kundaklama cezai bir suçtur.

English: After fifteen years at a building firm, Bill Pearson was given the responsible position of area manager.
Turkish: Bir inşaat şirketinde on beş yıldan sonra, Bill Pearson'a sorumlu bölge müdürü pozisyonu verildi.

English: They think it was arson.
Turkish: Onlar bunun kundaklama olduğunu düşünüyor.

Arson ingilizcede ne demek, Arson nerede nasıl kullanılır?

Arson fire : Kundak ateşi.

Burn by arson : Kundaklanarak yanmak.

Commit arson : Kasıtlı yangın çıkarmak. Kundakçılık yapmak.

Arsonist : Kundakçı. Kasten yangın çıkaran kimse.

Arsonists : Kasten yangın çıkaran kimse. Kundakçı.

 

Parsons : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Rahip. Batı virginia eyaletinde şehir. Papaz. Kansas eyaletinde şehir.

Parsonages : Papaz evi.

Johnny carson : Abd'li komedyen ve tv sunucusu. Johnny carson (1925-2005).

Carson mccullers : (1917-1967, lula carson smith olarak doğdu). Abd'li bir romancı.

Parson : Papaz. Vaiz. Rahip. Kilise bölgesinden sorumlu rahip (ingiltere).

İngilizce Arson Türkçe anlamı, Arson eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arson ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swaddled : Bebeği kundağa sarmak. Sarmak. Kundaklamak (bebek). Belemek. Kundaklamak. Kundağa sarmak.

Sabotages : Sabote etmek. Kundaklamak. Sabotaj yapmak. Baltalamak. Baltalama. Sabotaj. Sabote.

Aggravating circumstances : Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler.

Sabotaging : Sabote. Baltalamak. Sabote etmek. Kundaklamak. Sabotaj yapmak. Baltalama. Sabotaj.

Gunstocks : Dipçik. Tüfek kundağı.

Abstention : İmtina. Kaçınma. Çekimser kalma. Vazgeçmek. Sakınma. Çekimserlik. Çekinme. Uzak durma. Çekimser oy.

Incendiarism : Kızıştırma. Kışkırtıcılık.

Allegation : İthamname. Özür. Bahane. İtham. Sav. İleri sürme. Mazeret. İddia. Suçlama.

Abstainer : İçki içmeyen kimse. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen biri. Çekimser kalan biri. Müstenkif. Sakınan kişi. Çekimser.

Arson synonyms : arsons, sabotage, burning, gunstock, abduction, absente, american law of corporation, abetment, a wide saloon, acts contra bonos mores, sabotaged, fire raising, swaddling clothes, swaddle, accused, administer an oath, incension, administrative districts, combustion, act of witness, swaddles, administration of justice, annulment.

 

Arson ingilizce tanımı, definition of Arson

Arson kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The malicious burning of a dwelling house or outhouse of another man, which by the common law is felony. The malicious and voluntary firing of a building or ship.