As a whole türkçesi As a whole nedir

  • Ceman.
  • Bütün olarak.
  • Tamamen.
  • Tümüyle.
  • Topluca.
  • Genel olarak.
  • Bir bütün olarak.
  • Toplu şekilde.
  • Tümü.
  • Hücceten.

As a whole ile ilgili cümleler

English: Ali was a whole lot nicer than I had expected.
Turkish: Ali umduğumdan da nazikti.

English: Your essay has some mistakes, but as a whole it is very good.
Turkish: Denemenin birkaç hatası var fakat bir bütün olarak çok iyi.

English: We must consider these matters as a whole.
Turkish: Bu konuları bir bütün olarak düşünmeliyiz.

English: The nation as a whole is in favor of political reform.
Turkish: Bir bütün olarak ulus, siyasi reformun lehinde.

English: People as a whole don't do things like that.
Turkish: İnsanlar bir bütün olarak öyle şeyler yapmaz.

As a whole ingilizcede ne demek, As a whole nerede nasıl kullanılır?

As : İrken. Gibi. -e rağmen. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Halde. İçin. İken. Olduğu gibi. Sırada. Madem.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. Argonun simgesi. En yüksek not. Bir. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. Miktar belirtir.

Whole : Öz. Tüm. Toplam. Toplu. Tek parça. Sağlıklı. Sağlığı yerinde. Tam. Sağlam. Bütün.

 

Population as a whole : Dolaylı ya da dolaysız olarak ışınım etkisindeki işlerde çalışanlarla, toplumun geriye kalan kesimini oluşturan nüfusun toplamı. Toplam nüfus.

As a compensation : Bedel olarak. Hakkını vererek. Telafi olarak. Geri ödeme olarak.

As a keepsake : Hatıra olarak.

As a consequence of : Sonucu olarak.

As a general rule : Genellikle. Umumiyetle. Genel bir kural olarak.

As a loan : Ödünç. Ariyeten.

As a first impression : İlk izlenim olarak.

İngilizce As a whole Türkçe anlamı, As a whole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As a whole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All the way : Yol boyunca. Mümkün olduğu kadar. Sonuna kadar. Her türlü. Her şekilde. Başından sonuna kadar. Başından beri. Yolun sonuna kadar.

Diametrically : Çapla ilgili olarak. Çap boyunca. Zıt olarak.

For good : Geri dönmemek üzere. Temelli. Sürekli olarak. Sonsuz. Temelli olarak. Kesinlikle. Resmen. Sonsuza dek. Bütün bütün.

Nine times out of ten : Çoğu zaman. Hemen hemen. Umumiyetle. Hemen hemen her zaman. Genellikle.

Universally : Genellikle. Kül halinde. Evrensel olarak. Çoğunlukla. Geniş kapsamlı bir şekilde.

The whole kit and caboodle : Hepsi veya tümü birden. Tümünü. Hepsi birden. Tümü birlikte. Her şey veya her şeyi. Takım taklavat. Cümbür cemaat. Tüm miktar. Hepsini. Hepsi.

Definitely : Yüzde yüz. Yakinen. Açıkça. Elbette. Kesinlikle. Mutlak surette. Mutlaka. Kuşkusuz. Kesin olarak.

Completely : Eksiksiz. Adamakıllı. Tam anlamıyla. Bütün bütün. Bütünüyle. Düpedüz. Eksiksiz bir biçimde. Komple. Büsbütün.

The whole shoot : Bütünüyle. Bütün şey. Her şey. Bütünü. Hepsi.

 

As a whole synonyms : all of which, on the whole, alls, outright, all together, all told, in the aggregate, by and large, sheerly, fully, smack, unspecifically, all of, fattish, en bloc, bodily, de, at large, altogether, to the core, backward and forward, from top to bottom, generally, bang on, gamut, en masse, gamuts, as a rule, all, absolutely, totally, clear, through and through.