All the way türkçesi All the way nedir

  • Her şekilde.
  • Başından beri.
  • Yol boyunca.
  • Başından sonuna kadar.
  • Sonuna kadar.
  • Her türlü.
  • Mümkün olduğu kadar.
  • Tamamen.
  • Yolun sonuna kadar.

All the way ile ilgili cümleler

English: Ali came all the way from Boston just to see Mary.
Turkish: Ali Boston'dan bütün yolu sadece Mary'yi görmek için geldi.

English: Ali came here all the way from Australia.
Turkish: Ali Avustralya'dan buraya kadar tüm yolu geldi.

English: Ali came all the way from Boston.
Turkish: Ali yol boyunca Boston'dan geldi.

English: Ali chased Mary all the way to the station.
Turkish: Ali Mary'yi bütün yol boyunca istasyona kadar kovaladı.

English: Ali didn't come all the way from Boston just to eat dinner with us.
Turkish: Ali sadece bizimle akşam yemeği yemek için Boston'dan tüm yolu gelmedi.

All the way ingilizcede ne demek, All the way nerede nasıl kullanılır?

All : Ne var ne yoksa. Berabere. Bütün. Tamamen. Büsbütün. Her. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Tümü. Tümüyle.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

 

Way : Tarz. Gelenek. Yapılış şekli. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Bakım. Huy. Usul. Yol. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Başarmak.

Go all the way : İlişki içinde olmak (argo terim). Uygunsuz olan her işi yapmak. Son haddine varmak. Her naneyi yemek. Tam cinsel ilişkiye girmek.

All the : Bütün.

All the go : Çok popüler. Moda. Revaçta. Popüler. Çok moda. Çok gözde.

All the better : Daha da iyi. Daha iyi. İsabet. Çok daha iyi.

All the fun : Zevkin tamamı. Eğlencenin tümü. Keyfin tamamı.

All the livelong night : Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir gece boyunca.

All the more : Daha da yüksek seviyeye kadar. Artan bir şekilde. Daha çok. Gittikçe. Haydi haydi. Daha da çok.

İngilizce All the way Türkçe anlamı, All the way eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak All the way ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whatever : Hangi. Neyse ne. Ne. Her çeşit. Herhangi. Her. Ne tür olursa. Hiç. Herhangi bir.

Till the end : Sonuna dek. Çok fazla. Bütün yol boyunca. Sınırlamalar olmaksızın.

Decidedly : Kuşkusuz. Şüphesiz. Muhakkak. Katiyetle. Kesin olarak. Kararlı bir şekilde. Karalı bir şekilde. Kesinlikle.

Bodily : Hep birlikte. Hep beraber. Bütün halinde. Vücuda ait. Cismen. Bütün olarak. Maddi. Tümüyle. Cismani.

From the outset : Baştan beri. Başlangıçtan beri. En başından beri.

From a to z : Tüm incelikleriyle. A2dan z'ye. A'dan z'ye kadar. Tam. A'dan z'ye. Tüm ayrıntılarıyla. Adamakıllı. Her bir ayrıntı. Her şeyiyle.

 

In any event : Zaten. Her halde. Her halükarda. Her halukarda. Ne olursa olsun. Her durumda. Herhalde. Her ne pahasına olursa olsun. Buna karşın.

Until the roof caves in : Son dakikaya kadar. Mümkün olan son noktaya kadar. Son ana kadar. Dünya başına yıkılana kadar.

From the beginning : Baştan beri. Başlangıçtan beri.

Tooth and nail : Diş ve tırnak. Vahşice. Şüphesiz. Diş tırnak gibi. Dişe diş. Elbette. Kana kan.

All the way synonyms : to the last, down the road, definitely, all along the line, by the end of, enroute, every, through, from the very start, clear, all, to the bitter end, bang on, to the full extent, as a whole, to the end, until the last moment, along the road, until the end, all along, de, from first to last, beside the road, throughout, all kinds of, completely, to the max, right along, to the last detail, as far as possible, for keeps, diametrically, from the word go.