Askıntı nedir, Askıntı ne demek

Askıntı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Başkalarının sırtından geçinen (kimse)
  • Karşı cinsi rahatsız eden (kimse).

Yerel Türkçe anlamı:

Sırnaşık, asalak (kimse).

Askıntı anlamı, kısaca tanımı:

Askıntı olmak : Başkalarının sırtından geçinmek. karşı cinsi rahatsız etmek.

Askı : Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması.

 

Sırt : İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Kesici araçların kesmeyen kenarı. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm.

Cins : Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Tür, çeşit. Garip, tuhaf. Soy, kök, asıl.

Rahatsız : Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren. Hasta, keyifsiz.

Karşı : İçin, hakkında. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek. Karşıt, zıt, muhalif. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. Ön, kat, huzur. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. -e doğru. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil.

Diğer dillerde Askıntı anlamı nedir?

İngilizce'de Askıntı ne demek? : n. appendage

Fransızca'da Askıntı : pendu aux basques de