Assizer türkçesi Assizer nedir

  • Ağırlık denetimi memuru.
  • İskoçya'da jüri üyesi.
  • Ağırlık ve ölçü denetimi denetçisi.
  • Ağırlık ve ölçülerin denetimini yapan.
  • Jüri üyesi (iskoçya'da).

Assizer ingilizcede ne demek, Assizer nerede nasıl kullanılır?

Assize court : Ağır ceza mahkemesi.

Maiden assize : Hiç ceza hükmü vermemiş mahkeme.

Assize : Jüri kararı. Kurul kararı. Mahkeme oturumu. Muhakeme. Hüküm. Yargılama.

Assizes : Geçici mahkeme oturumu (tarih terimi). İngiltere kaza mahkemeleri. Avrupa birliği'nde ulusal parlamento temsilcilerinin danışma toplantılarını ifade için kullanılan bir terim.

Assizor : Juri üyesi. Ağırlık denetimi memuru. Ağırlık ve ölçü denetimi denetçisi. Jüri üyesi (iskoçya'da).

Assiduously : Harıl harıl. Israrla. Özenle ve sebat ederek. Gayretli bir biçimde. Israrla üzerinde durarak.

Assign : Ferağ etmek. Vermek. Devretmek. İş vermek. Tahsis etmek. Göreve seçmek. Görev vermek. Ayırmak. Bir işe koymak. Hamletmek.

Assiduous : Sürekli. Çalışkan. Dikkatli. Yılmaz. Dikkatli ve devamlı (bir çalışma). Gayretli. Devamlı. Sebatkar. Devam. Dikkatli ve sürekli ilgisi olan.

Assign a grade : Bir not vermek.

Assibilation : Hışırtılaşma.

İngilizce Assizer Türkçe anlamı, Assizer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Applier : Başvuran. Başvuran kimse. Başvuru sahibi. Aday. Namzet.

Assizor : Juri üyesi.

Wannabe : Başka biri gibi olmak isteyen. Want-to-be (taklitçi). Başkalarını taklit eden. Başka biri gibi giyinen ve hareket eden kimse. Özenen kimse. Özenti. Başkasını taklit eden kimse. Taklitçi.

Analyst : Analiz uzmanı. Bir özesağaltımcı görüşmede, sunduğu yapılaşmamış uyaranlarla özgür konuşma sürecinde etkin bir üstlencesi bulunan gözlemci ya da sağaltımcı, bk. özeçözümleme. Araştırmacı. Analiz yapan kimse. Ruh çözümcü. Tahlilci. Çözümleyici. Çözümlemeci. Psikanalist. Analist.

Hopeful : Umutlu. Ümitli. İyimser. Umut veren. Umutlandırıcı. Ümit verici. Geleceği parlak. Ümitvar. Umut verici.

Aspirant : Arzulu. İstekli. Bekleyen. Uman. Talip. Uman kimse. Aday.

Applicant : Başvuran. Başvuran kişi. Başvurucu. İstekli. Aday. Müracaat eden. Namzet. Başvuru sahibi. Başvuran kimse. Müracaat sahibi.

Assizer synonyms : wannabee.

Assizer ingilizce tanımı, definition of Assizer

Assizer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An officer who has the care or inspection of weights and measures, etc.