At the side of türkçesi At the side of nedir

At the side of ile ilgili cümleler

English: There were white and yellow flowers at the side of the road.
Turkish: Yolun kenarında beyaz ve sarı çiçekler vardı.

English: The umpire sits in a high chair at the side of the court.
Turkish: Hakem, tenis kortunun yan tarafında yüksek bir sandalyede oturuyor.

English: That person has a mole at the side of his eye.
Turkish: Bu adamım gözün etrafında bir doğum lekesi var.

English: He was standing at the side of the road.
Turkish: Yolun kenarında duruyordu.

At the side of ingilizcede ne demek, At the side of nerede nasıl kullanılır?

At : Da. Yanında. De. E. A. Ya. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Nezdinde.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Side : Takım. İkincil. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Taraf tutmak. Taraf. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Taraftar. Çalım. Yandaki. İkinci derecede.

Of : Den. Yüzünden. -in. Nin. -den övünerek bahsetmek. -nin. -nın. -li. Hakkında. Karşı.

 

By the side of : Yanında. Kıyasla. Yakınında. Yanı başında. Göre.

Range oneself on the side of : Yanında yeralmak. Tarafına geçmek.

At the back : Geride. Arkada.

At the back door : Hileyle. Gizlice. El altından.

At the back of : Arka kısmında. Bir şeyin arkasında olma. Arkasında. Dünyanın öteki ucunda. Gerisinde.

İngilizce At the side of Türkçe anlamı, At the side of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At the side of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In addition : Bununla beraber. Üste. Ayrıca. Hem de. Ek olarak. Bundan başka. Üstelik. Fazladan. İlaveten.

Beside the point : Söz konusu değil. Konuyla alakasız. Konu dışında. Nazaran. Yersiz. Konunun dışında. Söz konusu edilemez. Konu dışı.

In favour of : Yararına. Lehinde. -in avantajına. Leyhine. -in yararına. Lehine. -in çıkarına.

Behind : Arkadan. Arkaya. Ardında. Desteğinde. Kıç. Geç. Peş. Gerisinde. Peş (argo terim).

At : Hatta. De. E. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir hareketin hedefini gösterir. Üzere. Da. Üzerinde. Bir miktarı göstermek için kullanılır.

Alongside : Yanaşık. Gemi bordasına. Yanı sıra. İle yan yana. Yan yana. Gemi bordasında. Yanına. Yanısıra.

Beside : -in yanında. Kıyasla. Dışında. Nazaran. Nispeten. Başka. Üstelik. -e nazaran. Yanına.

Adjacent to : -e komşu. Bitişikteki. Komşu. Bitişik. Sınırı olan. Komşu olan.

In tow : Peşinde. Hazırda. Beraberinde. Etkisi altında. Koruması altında. Yedekte. Yakın takipte.

About : Geriye. Şurada burada. Hemen hemen. Baresinde. Sularında. Muhiten. Takriben. Üzerine. Civarında. Hakkında.

At the side of synonyms : at hand, close by, accompanied, by the side of, adjacently.