Atoner türkçesi Atoner nedir

  • Düzeltme yapan.
  • Bağışlayan.
  • Islahta bulunan (genellikle işlenen günahlar için).
  • Telafi eden.
  • Affeden.
  • Mazur gören.

Atoner ingilizcede ne demek, Atoner nerede nasıl kullanılır?

Atoners : Telafi eden. Bağışlayan. Mazur gören. Affeden. Düzeltme yapan. Islahta bulunan (genellikle işlenen günahlar için).

Atone for : Telafi. Tarziye vermek. Kefaretini ödemek. Etmek. Gönlünü almak. Kendini affettirmek. Telafi etmek. Ödemek. Kefaret vermek.

Atone : Ceremesini çekmek. Telafi etmek. Affettirecek harekette bulunmak. Karşılığını ödemek. Tarziye vermek. Kefaret etmek. Gönlünü almak. Gönül almak. Tazminat.

Atoneable : Telafi edilebilir. Affedilebilir. Bağışlanabilir. Mazur görülebilir.

Atoned : Gönlü alınmış. Gönül almak. Telafi edilmiş. Telafi etmek.

Atonally : Ahenksiz olarak. Atonal biçimde. Müzik anahtarı olmadan. Geleneksel tonlama olmaksızın (müzik terimi). Ahenksizce.

Atonement : Kefaret. Ödeme (günah). Gönül alma. Telafi. Özür dileme. Tazminat. Telafi etme.

Atones : Tazminat. Tarziye vermek. Gönlünü almak. Karşılığını ödemek. Telafi etmek. Affettirecek harekette bulunmak. Kefaret etmek. Ceremesini çekmek. Gönül almak.

Atonal : Ahenksiz. Atonal.

The atonement : Telafi etme. Telafi. Kefaret. Gönül alma. Tazminat.

İngilizce Atoner Türkçe anlamı, Atoner eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Atoner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pardoners : Günahları para ile affeden kimse (ortaçağ). Günahları para ile affeden kimse.

Solo : Yalnız başına. Yalnız uçuş. Solo yapmak. Tek kişilik. Tek başına. Dans tek başına yapılan gösteri. Tek. Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, dizem. Tek kişilik oyun. Yalnızca.

Redeeming : Amorti etmek. Kurtarmak. Fidye verip kurtarmak. Ödemek. Telafi etmek. Para verip kurtarmak. Tutmak (söz). Günahını bağışlatmak. Yerine getirmek (vaat).

Bestower : Hediye eden.

Absolvers : Birini bir görev veya sorumluluktan azad eden kimse. Hatayı bağışlayan. Beraat ettiren.

Pardoner : Affedici. Günahları para ile affeden kimse (ortaçağ). Günahları para ile affeden kimse.

Entirely : Bütün yanlarıyla. Bütünüyle. Bütün. Tümüyle. Tümlük. Külliyen. Tamamen. Baştan sona. Tam olarak. Tümden.

Open handed : Eli açık. Eliaçık. Cömert. Açık elli.

Exclusively : Sadece. Sırf. Yalnızca. Münhasıran. Yalnız. Özellikle.

Bequeather : Bırakan kimse. Bahşeden. Vasiyet yoluyla veren kimse. Vasiyetle bırakan. Vasiyet eden. Vasiyetname bırakan. Bedelsiz veren. Miras bırakan (hukuk terimi).

Atoner synonyms : donator, forgiver, donees, excuser, donee, bestowed, excusers, atoners, accommodators, donators, accommodator, solely, forgivers, only, forgiving, unaccompanied, soft hearted.

Atoner zıt anlamlı kelimeler, Atoner kelime anlamı

Social : Girgin. Toplum içinde yaşayan. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Toplantı. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Sosyal. Eğlence. Toplu halde yaşayan. Arkadaş canlısı. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse).

 

Artifact : Yapı. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapaylık. Yapay olgu. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapay doku. İnsan eliyle yapılan şey. İnsan yapımı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç.

Atoner ingilizce tanımı, definition of Atoner

Atoner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who makes atonement.