Auctions türkçesi Auctions nedir

Auctions ingilizcede ne demek, Auctions nerede nasıl kullanılır?

Auction goods : Mezat malı.

Auction model : Açık arttırma modeli.

Auction off : Artırmayla satmak. Açık artırmayla satmak. Açık arttırmaya çıkarmak. Açık artırma ile satmak.

Auction room : Açık artırma salonu. Müzayedenin yapıldığı salon ya da yer. Müzayede salonu.

Auction sale : Müzayedeyle satış. Açık artırma yoluyla satış. Açık artırma ile yapılan satış. Müzayede. Müzayedeli satış.

Compulsory auction : Cebri satış. Zorunlu satış.

Dutch auction : Alıcı çıkana kadar fiyatın düşürüldüğü satış. Açık artırma. Açık eksiltme. En yüksek fiyat teklifi ile başlayıp aşağı doğru inen müzayede. Eksiltme. Müzayede. Kamu veya özel kuruluşların yaptıracakları işi veya gereksindikleri malı, önceden belirlenen yer ve zamanda, yarışma yoluyla en düşük fiyata satın aldıkları bir tür ihale yöntemi. krş. ihale, açık eksiltme, kapalı eksiltme.

Multiple price continuous auction method : Çok fiyat-sürekli müzayede sistemi. Bir taşınır değer için verilen alım satım emirlerinin fiyat ve zaman önceliği kurallarına uygun olarak tek tek karşılaştırılmasıyla oluşan fiyatlardan alım satım işleminin gerçekleştirilmesi. Çoklu fiyat-sürekli müzayede yöntemi.

 

Put up to auction : Mezada çıkarmak. Açık artırmaya çıkarmak. Mezata çıkarmak.

Efficient auction : Etkin açık artırma. Açık arttırmaya konu olan bir malın en yüksek fiyatla satılması.

İngilizce Auctions Türkçe anlamı, Auctions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auctions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accenting : Vurgulayan. Vurgulama. Vurgulu okumak. Üzerinde durmak. Vurgulamak.

Resistance : Dayanma. Bir nesneden birim nicelikte elektrik akımı geçebilmesi için gerekli olan gerilim. Metanet. Karşı çıkma. Dayanma gücü. Bir nesne içinden, birim nicelikte kıvıl akımın geçebilmesi için gerekli kıvıl gerilim olarak ölçülen özellik: (r = v / l). Direniş. Tahammül. Karşı koyma. Patojen mikroorganizma veya suşunun, kemoterapötik ilacın kullanıldığı doz aralığında serumda meydana getirdiği konsantrasyon düzeyinde, ilaç tarafından etkilenmemesi durumu.

Application : Talep. Bir araştırma tasarısı ya da bir izlencenin uygun yöntem ve yordamlar aracılığıyla alanda eyleme dönüştürülmesi. Dilekçe. Başvuru. Müracaat. Özen. Dikkat. Kullanma. Başvuru formu. Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme.

Destabilization : Mevcut hükümetten desteğini çekme. İstikrarı bozma. Destabilizasyon. Halktan gelen veya siyasi desteği çekerek bir hükümeti zayıflatma süreci (destabilisation olarak da yazılır). İstikrarsızlaşma. İstikrarsızlaştırma. Dengeyi bozma. İstikrarsız bir hale gelme. İstikrarsız bir hale getirme. (amerikan ingilizcesi) istikrarsızlaştırma.

 

Dutch auction : En yüksek fiyat teklifi ile başlayıp aşağı doğru inen müzayede. Alıcı çıkana kadar fiyatın düşürüldüğü satış. Eksiltme. Kamu veya özel kuruluşların yaptıracakları işi veya gereksindikleri malı, önceden belirlenen yer ve zamanda, yarışma yoluyla en düşük fiyata satın aldıkları bir tür ihale yöntemi. krş. ihale, açık eksiltme, kapalı eksiltme. Müzayede. Açık eksiltme.

Alienation : Devretme. Devir. Dengesizlik. Aralarını açma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Aliyenasyon. Uzaklaşma. Ötekileştirme. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması.

Accomplishment : Beceri. Başarıyla tamamlama. Yapma. Başarıyla sonuçlandırma. Başarı. Başarılan iş. Yetenek. İfa. Becerme. Üstesinden gelme.

Inhibition : Yabancı bir özdek ile tezgenin çalışmasını önieyip tepkimedeki etkisini azaltma. Ket vurma. Yavaşlatım. Yasak. Bir faaliyeti ya da olayı kontrol etme ya da durdurma. inhibisyon. Yasaklama. Bir içtepi, istek ya da davranışın içten ya da dıştan gelen bir gücün etkisiyle ya bilinçli ya da bilinçsiz olarak açığa vurulmaması, engellenmesi durumu. Bir fiziksel ya da kimyasal olayın yürümesini engelleme ya da durdurma. Tutma. Tutukluluk.

Beatification : Kutsama. Aziz ilan etme. Papanın aziz ilan etmesi (ölmüş).

Playing : Okuyor. Oynama. Oynak. Oynayan. Çalma. Oyun. Yürütülüyor. Okunuyor. Oynanmak üzere yazılan bir yapıtın sahnede tiyatro sanatçıları tarafından oynanması.

Auctions synonyms : activeness, human activity, human action, carrying into action, forbiddance, swing, engagement, opposition, active, sell by auction, achievement, emphasizing, bruxism, reverence, sale, eruption, politeness, deed, economy, agency, kindness, aggression, state, prohibition, stupefaction, activity, option, pick, performance, jump start, change, vampirism, arrival.

Auctions zıt anlamlı kelimeler, Auctions kelime anlamı

Stabilization : Bir aygıtın elektriksel besleme çevrimine konulan bir durultucu ile gerilim çalkantılarını kesme. Dengede tutma. İstikrar. Dengeleme. İstikrarı sağlama. Saptama. Stabilizasyon. Denge sağlama. Değişmezlik durumuna getirme.

Stabilisation : Saptama. Sabitleştirme. Durağanlaştırma. Dengeli hale getirme. Değişmezlik durumuna getirme. Denge sağlama. İstikrarı sağlama. İstikrarlı hale getirme. Stabilleştirme (stabilization olarak da yazılır).

Inactivity : Tesirsizlik. Hareketsizlik. Üşengeçlik. Avarelik. Tembellik. Etkisizlik. Durgunluk.

Auctions antonyms : dormant, inactiveness, inaction.