Aud türkçesi Aud nedir

  • Avustralya doları.

Aud ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are in the audience.
Turkish: Ali ve Mary seyircilerin içinde.

English: Ali asked the janitor to open the door to the auditorium.
Turkish: Ali hizmetliden konferans salonuna giden kapıyı açmasını istedi.

English: A cheer went up from the audience.
Turkish: Seyircilerden bir tezahürat yükseldi.

English: Ali certainly didn't disappoint the audience.
Turkish: Ali kesinlikle izleyiciyi hayal kırıklığına uğratmadı.

English: Ali auditioned for the musical.
Turkish: Ali müzikal için ses sınavı yaptı.

Aud ingilizcede ne demek, Aud nerede nasıl kullanılır?

Audacious : Cesur. Atak. Küstah. Arsız. Gözü pek. Yüzsüz. Saygısız. Korkusuz. Cesaretli. Yürekli.

Audaciously : Küstahça. Çekinmeden. Cesurca. Düşüncesizce. Cesaretli bir şekilde. Düşünmeden. Korkusuzca.

Audaciousness : Gözüpeklik. Küstahlık. Cesurluk. Cüretlilik.

Audacities : Ataklık. Arsızlık. Cesaret. Yürek. Cüret. Korkusuzluk. Cesurluk. Saygısızlık. Küstahlık. Yüreklilik.

Audacity : Arsızlık. Kabalık. Küstahlık. Yüreklilik. Cesurluk. Saygısızlık. Ataklık. Yürek. Korkusuzluk. Cüret.

Audible : Duyulur. Sesli. İşitilir. Duyulabilir. İşitilebilir. Akustik.

Audible signal : İşitilebilir im. Duyulabilir sinyal.

 

Audible ringing signal : İşitilir zil sesi.

Audible feedback : İşitilir geribesleme.

Audads : Kuzey afrika yabani koyunu. Berberi koyunu.

İngilizce Aud Türkçe anlamı, Aud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Append : İliştirmek. Eklemek. Sona eklemek. İlave etmek. Ekleme yapmak. Onuna ilave etmek. Ek yapmak. Sonuna ilave etmek. Katmak.

String : Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. İpe dizmek (boncuk vb). Sicim. İspavlo. Takmak (tel, ip). Tel. Dizmek. Yutturmak. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı direnç gösteren, çalgılarda ses vermesi için kullanılan nesne. Bağlamak.

Supply : Arz. Verilmesi gerekli oran. Mevcut. Bir elektronik aygıtın çalışması için gerekli gerilim ve akımları oluşturan elektrik düzeni. bu düzenin sağladığı elektrik akımı ve gerilimler. Yerini doldurmak. Sunum. İhtiyacı karşılamak. Sağlama jüyesi. Vermek. Sağlanması gerekli miktar.

Increase : Yükseltmek. Eder artırımı. Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Artışa geçmek. Zam yapmak. Büyümek. Yükselmek. Artırmak. Arttırmak.

String up : Sinirlendirmek. İpe çekmek. Sinir etmek. Asmak.

Enrich : Yüceltmek. Değerini artırmak. Değer katmak. Süslemek. Gübrelemek. Koyulaştırmak. Zengin etmek. Zenginlik katmak. Zenginleştirmek. Güçlendirmek.

Mark : İmlemek. Göstermek. Damga vurmak. İşaret. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. Çizik. Lekelemek. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Etiket. Numara.

 

Stick in : -e dikmek. Sokmak. Saplanmak. Sokuvermek. -e dikine saplamak. Batırmak. Saplamak.

Combine : Kombina. Kartel. Bir sanayi dalında birbirini tamamlayan etkinliklerin tek bir çatı altında toplanmasıyla oluşan kuruluş. krş. birleşme, tröst. Bileştirmek. Toplamak. Birleştirmek. Karışmak. Birlik. Toplanmak. Karmak.

Sneak in : Gizlice sokmak. Gölge gibi içeri süzülmek. Yavaşça içeri girmek. Gölge gibi süzülmek. Yavaşça içeri süzülmek.

Aud synonyms : toss in, butylate, stud, australian dollars, adjoin, concatenate, tell, button, welt, milk, work in, punctuate, intercalate, put on, compound, insert, inject, modify, add on, state, slip in, say, mix, australian dollar, qualify, supplement, fortify, paint the lily, gild the lily, include, mix in.

Aud zıt anlamlı kelimeler, Aud kelime anlamı

Take away : Çalmak. Alıp götürmek. Uzaklaştırmak. Elinden almak (bir hakkı). Paket yaptırıp götürmek. Götürmek. Çekmek (desteği). Ortadan kaldırmak. Çıkarmak. Kaldırmak.

Decrease : Azaltmak. Eksiltme. Düşüş. Azalmak. Düşüş göstermek. Azalma. Eksiltmek. Küçültmek. Eksilme. Küçülmek.

Impoverish : Fakirleştirmek. Güçsüzleştirmek. Zayıflatmak. Verimsizleştirmek. Yoksullaştırmak. Kuvvetini kesmek.

Aud antonyms : inactivity, disservice.