Combine türkçesi Combine nedir
- Kaynaştırmak.
- Toplanmak.
- Birlik.
- Kartel.
- Karmak.
- Toplamak.
- Kombine etmek.
- Bileştirmek.
- Bir sanayi dalında birbirini tamamlayan etkinliklerin tek bir çatı altında toplanmasıyla oluşan kuruluş. krş. birleşme, tröst.
- Kombina.
- Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.
- Karışmak.
- Birleşmek.
- Birleştirmek.
Combine ile ilgili cümleler
English: If you combine them in this way, you get a 14 port USB hub.
Turkish: Bunları bu şekilde birleştirirsen; 14 girişli bir USB çoklayıcı elde edersin.
English: Hydrogen and oxygen combine to form water.
Turkish: Hidrojen ve oksijen birleşerek suyu oluşturur.
English: You had better combine your work with your family life.
Turkish: İşini aile hayatınla birleştirsen iyi olur.
English: Ali and Mary combined their money to buy a present for John.
Turkish: Ali ve Mary John'a bir hediye almak için paralarını birleştirdiler.
English: It is hard to combine business with pleasure.
Turkish: İşi zevkle birleştirmek zordur.
Combine ingilizcede ne demek, Combine nerede nasıl kullanılır?
Combine by multiplication : Çarparak birleştirmek.
Combine harvester : Biçerdöver.
Combine into one : Tek parça olarak birleştirmek.
Combine nets : Alamana ağları. Balık avcılığında kullanılan ağların belli bir yere bırakılıp kısa bir bekleme ve ağın etrafında korkutma uygulanarak av yapan, 2-5 kat ağdan oluşan ve katlar arasında uçkurluk adı verilen yakalarla birleştirilen ağlar. Voli ağları. Alttan büzülmeyen, voli ağları olarak da adlandırılan çevirme ağlarını, avlanacak balığın türüne göre 3-5 kat fanyalı ve fanyasız ağları içeren, küçük tipte çevirme ağları.
Combine trawl : Dip ve orta su alanlarında yaşayan su ürünlerini avlamaya elverişli bir tür sürükleme aleti. Kombine trol.
Combined file : Birleşik kütük.
Meat combine : Çiftlik hayvanlarının kesimlerinin yapıldığı ve karkaslarının dondurulduğu işletme. Kombina.
Combined immuno deficiency syndrom : T ve b lenfositlerinin görevlerini yapamamalarıyla belirgin, otozomal çekinik geçişli kalıtsal bağışıklık hastalığı. insanlarda ve taylarda görülür. Kombine bağışıklık yetersizliği sendromu.
Combined head : Birleşik kafa. Okuma veya yazma kafası.
Combined board : Karma komisyon.
İngilizce Combine Türkçe anlamı, Combine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Combine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brotherhood : Uhuvvet. Camia. Arkadaşlık. Topluluk. Biraderlik. Efsanelerde, destanlarda ve masallarda kardeşler arasındaki yazgı birliğini ve bağını gösteren kavram, a. bk. kan kardeşliği. Kardeşlik. İhvan. Bir kuruluşun üyeleri.
Combination : Karıştırma. İki ya da daha çok sayıda atom, molekül ya da özdeğin kimyasal tepkimeyle bir araya gelerek yeni bir özdek oluşturması. Sepetli motosiklet. Birleşim. Kombinasyon. Tek parça çamaşır. Şifre (kilitte). Terkip.
Accouple : Evlenmek.
Collectiveness : Kollektiflik. Birleşmişlik.
Composes : Yazmak. Yatıştırmak. Toparlamak. Arabuluculuk yapmak. Düzenlemek. Bestelemek. Meydana getirmek. Şiir yazmak. Eser yaratmak.
Assemble : Parçaları birleştirmek. Düzenlemek. Bir araya toplamak. Çevirmek (bilgisayar). Toplaşmak. Çevirmek. Takmak. Toplantı yapmak.
College : Üniversite. Enstitü. Bilimyurdu. Okul. Kolej. Yüksekokul. Fakülte. Dernek. Heyet.
Agglomerates : Bir araya getirmek. Yığma. Yığılmak. Toplama. Yığmak. Yığışma. Bir araya toplamak.
Amasses : Bir araya gelmek. Yığmak. Bir araya getirmek. Top olmak. Biriktirmek.
Be gathered : Derlenmek. Harmanlanmak.
Combine synonyms : totalise, amalgamated, compound, combinations, brother, syndicates, be mixed up in, barged, bunch, amalgamating, butt, recombine, commingling, agglutinates, affiliating, combines, admix, batt, ally, be mixed up, aggregates, agrees, synthesise, allying, ally oneself, mix, cartels, accretes, steep, accumulate, digitize, add, coalesces.
Combine zıt anlamlı kelimeler, Combine kelime anlamı
Lack : Yoksun kalmak. -sizlik. Yoksun olmak. İhtiyacı olmak. Yokluk. Eksiklik. Olmamak. Eksik olmak. -den yoksun olmak. -sizlik çekmek.
Take away : Uzaklaştırmak. Dışarıya çıkarmak. Almak. Çekmek (desteği). Kaldırmak. Çalmak. Elinden almak (bir hakkı). Alıp götürmek. Götürmek. Çıkarmak.
Analyze : Tahlil etmek. Tahlil etime, inceleme. Çözümlemek. Psikanaliz tedavisi uygulamak. İncelemek. Araştırmak. Analiz etmek. Analiz yapmak. Çözümleme. Tahlil yapmak.
Combine ingilizce tanımı, definition of Combine
Combine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause or unite so as to form a homogeneous substance, as by chemical union. To agree. To unite or join. To confederate. To coalesce. To link closely together. To form a union. To bring into harmonious union.

Bu kısımda Combine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Combine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Combine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Combine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.