Audited türkçesi Audited nedir

Audited ile ilgili cümleler

English: The accounts have been audited.
Turkish: Hesaplar denetlenmektedir.

English: You're being audited.
Turkish: Denetleniyorsun.

English: We're being audited.
Turkish: Denetleniyoruz.

Audited ingilizcede ne demek, Audited nerede nasıl kullanılır?

Audited account : Denetlenmiş hesap.

Unaudited : Denetlenmemiş.

Audit adjustment : Hesapların incelenmesi sırasında yapılan düzeltme. Sayışımların denetim ve incelenmesi sırasında yapılan düzeltme. Denetim sırasında yapılan düzeltme. Denetim düzeltmesi.

Audit board : Denetçiler kurulu.

Audit court : Sayıştay. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Sayman. Devlete ilişkin kuruluşlar tümünün sayışımlarını inceleyen ve sayışımlarını yargılayan kurul. Divanı muhasebat.

Audit total : Denetim toplamı.

Audit period : Denetim dönemi. İki denetim yazanağı arasında geçen süre.

Audit flag : Denetim bayrağı.

Audit office : Denetim bürosu. Denetim ofisi. Denetleme bürosu. Saymanlık. Sayıştay.

Audit window : Denetim penceresi.

İngilizce Audited Türkçe anlamı, Audited eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Audited ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Analysing : Analiz etmek. Çözümleyiş. Tahlil etmek. Çözümlemek. Çözümleniyor. Araştırmak. İnceleniyor. İnceleme. Çözümleyici.

Unitary : Bölünmez. Birimsel. Tek boyuta ilişkin bir içerik evreninin özelliği. Bütün. Üniter sistem. Ünite. Tek. Üniter. Üniteye ait. Tekli.

Controlled : Bastırılmış. Kontrol edilmiş. Kontrol altına alınmış. Denetimli. Kontrollü. Güdümlü. Gözlenmiş. Düzenlenmiş. İdare edilmiş. Bastırılmış (isyan vb).

Fused : Kaynaşık. Kaynaşmış. Lehimlenmiş. Harmanlanmış. Karışık. Lehimle tutturulmuş. Sigortalı. Erimiş. Kaynak yapılmış. Birleşik.

Check on : Doğruluğunu araştırmak. Çek etmek. Emin olmak. Göz atmak. Doğruluğunu kontrol etmek. Bakmak (kontrol etmek amacıyla). Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak.

Coupled : Bağlanmış. Bağlı. Birleştirilmiş. Akuple. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu. Birleşmiş. Bağlaşık. Çiftleşmiş.

Suprasegmental : Parça üstü. Parçaüstü. Kesitüstü.

Federate : Müttefik. Birleşik. Federasyon halinde birleştirmek. Federasyon haline getirmek. Federasyonlaştırmak. Federatif. Federe. Birleşmek. Birleştirmek. Federasyonlaşmak.

Integrated : Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bütünlemiş. Entegre. Birleşmiş. Tümlenmiş. Birleşik. Tamamlanmış. Tümlenik. Karma. Bütünleşmiş.

Assess : Para cezası vermek. Vergi koymak. Görüş. Tayin etmek (para miktarını). Tahakkuk ettirmek. Yargı. Kanı. Talep etmek (bir miktar para). Değer biçmek.

Audited synonyms : in league, nonsegmental, unpartitioned, collective, agreed, suitable, amalgamated, amalgamate, fit, incorporated, confederate, in agreement, check out, command, allied, undivided, cohesive, breen, coalescing, hand over, conning, con, check over, analyzed, unified, joint, unsegmented, confederative, assesses, authenticated, tied, conjugate, analyse.

 

Audited zıt anlamlı kelimeler, Audited kelime anlamı

Unfit : Elverişsiz hale getirmek. İşe yaramaz. Uymaz. Uygun olmayan. Sağlık açısından uygun olmayan. Yetersiz. Uygunsuz. Elverişsiz. Birleştirilmemiş. Yetersiz yapmak.

Divided : Ayrı. Farklı. Ayrılmış. Munkasem. Bölünmüş. Parçalarına ayrılmış. Parçalanmış.

Distributive : Dağıtım. Dağıtımla ilgili. Taksim eden. Üleştiren. Dağılımsal. Dağıtan. Üleştirme sıfatı. Dağıtıcı. Yayan. Tevzii.

Audited antonyms : segregated, separate.