Auditives türkçesi Auditives nedir

  • İşitmeye ait.
  • Oditif.

Auditives ingilizcede ne demek, Auditives nerede nasıl kullanılır?

Auditive signs : Sesli imler. Bk. ses imleri.

Auditive : İşitsel. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili. İşitmeyle ilgili. Duymayla ilgili. İşitmeye ait. Oditif. Duyma yoluyla tecrübe edilen.

Diverticulum tubae auditivae : Divertikülüm tuba auditiva. Atgillerde tuba auditiva mukozasının, dorsalden kafatası tabanı ve atlas, ventralden yutak tarafından sınırlanan boşluk içerisinde yapmış olduğu sağlı sollu iki kese.

Isthmus tubae auditivae : Tuba auditiva'nın kemiksel ve kıkırdaksal kısmı arasındaki dar geçit. İstmus tuba auditiva.

Tuba auditiva : Orta kulak boşluğunu yutak boşluğuyla birleştiren, orta kulak içindeki hava dengesini sağlamak ve buradaki salgısını dışarıya atmakla sorumlu olan bir yol. bu kanal tek tırnaklılarda ventrale doğru hava kesesini oluşturur. Tuba auditiva.

Auditioning : Ses testi yapma. Ses sınavı yapmak.

Auditioned : Ses testi yapılmış. Ses sınavı yapmak.

Auditions : Ses sınavı yapmak. Seçmeler.

Auditing : Hesapların kontrolü. Denetleme. Muhasebe konularında uzmanlaşmış kişi veya kurumlarca hesapların ve kayıt usullerinin incelenmesi. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Hesapların incelenmesi. Mali denetleme. Hesapların denetlenmesi. Hesap denetimi. Hesapları denetleme.

 

Vesicula auditiva : Otik vezikül. İç kulağın gelişiminde ortaya çıkan kese biçiminde oluşum.

İngilizce Auditives Türkçe anlamı, Auditives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auditives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Improver : Düzenleyici. Düzelten kimse. Yenilikçi. Düzeltici. Reformcu. Çırak. Geliştirici. Gönüllü çalışan kimse. Islahatçı.

Cumulative : Biriken. Eklenerek artan. Birikerek artan. Çoğalan. Toplanan. Yığışımlı. Birikimli. Kümülatif. Toplanmış.

Complementary : Tümleyen. Tamamlayıcı. Tamamlayan. Bütünleyici. Tümleyici. Bütünler. Dna çift ipliğinin ayrılarak her birinden yeniden çift iplikli dna oluşması için tamamlayıcı nükleotitlerin bu ipliklere bağlanması. bir reaksiyonun olabilmesi için enzimle substratın anahtar kilit ilişkisi gibi iki molekülün birbirini bütünlemesi. komplementer. Birbirini tamamlayıcı. Birbirini tamamlayan.

Food additive : Gıda katkı maddesi. Gıda maddesi katkısı. Gıda katkısı.

Add on : Üzerine ekleme. (bilgisayar)performansını artırmak için bilgisayar eklenen parça. Ekleme. Ek. Ekstra ücret. Eklenen. Bindirmek. Eklenmiş olan bir şey. Bir şeye ekstra olarak eklenmiş olan eşya. Eklemek.

Incremental : Kademeli. Marjinal. Artımlı. Artan. Genişleme ile ilgili. Artan maliyet. Artağan. Kazanç ile ilgili. Artışlı. Çoğalan.

 

Addible : Ucuna takılabilir. İlave edilebilir. Toplanabilir. Eklenebilir.

Auditive : İşitsel. Duymayla ilgili. Duyma yoluyla tecrübe edilen. İşitmeyle ilgili. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili.

Supplementary : Tamamlayıcı. Yedekli. Bütünleyici. Katma. Zeyl. Ek olan. Ek. İlaveli. Bütünler. İlave.

Additional : Biraz daha. Eklenilen. Ekstra. İlave. Fazladan. Katma. İlave edilen. Yedekli. Ek. İlaveten.

Auditives synonyms : artificial additive, summative, summational, completing, accumulative, extra, supplemental, addition, adjuvant, intercalary, complemental, addable.

Auditives zıt anlamlı kelimeler, Auditives kelime anlamı

Subtractive : Eksiltici. Eksi işaretli.

Nonlinear : Lineer olmayan. Doğru olmayan. Doğrusal olmayan.