Aureate türkçesi Aureate nedir

  • Parlak.
  • Aşırı süslü.
  • Kulaklı.
  • Altınla yapılma.
  • Altından.
  • Gösterişli.
  • Aşırı süslü veya gösterişli.

Aureate ingilizcede ne demek, Aureate nerede nasıl kullanılır?

Aureately : Altın gibi. Altına benzer. Altınımsı.

Aureateness : Altın sarılığı. Aşırı süslülük. Gösterişlilik. Altınla yapılma durumu altınlık. Altından olma durumu. Parlaklık.

Baccalaureate : Bakalorya. Fakülte diploması.

Baccalaureate sermon : Mezuniyet töreni ayini.

Baccalaureates : Fakülte diploması. Bakalorya.

Laureation : Fahri unvan verme. Onur payesi verme. Defneden yapılmış taç takma. Akademik derece verme.

Poet laureate : Kraliyet şairi. Saray şairi.

Laureateships : Belirli bir alanda sahip olunan itibar. Şairlerin onurlandırılması.

Nobel prize laureate : Nobel ödülü ile ödüllendirilen veya nobel ödülü verilen kimse. Nobel ödülü sahibi.

Laureating : Belirli bir alanda sahip olunan itibar. Şairlerin onurlandırılması.

İngilizce Aureate Türkçe anlamı, Aureate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aureate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bright : Canlı. Görkemli. Işıltılı. Aydınlık. Akıllı. Şanlı. Parlayan. Zeki. Umut verici.

Chi chi : Süslü. Yapmacık.

Gold : Altın (simgesi au). Zenginlik. Doğada az bulunması dolayısıyla para olarak kullanılan ya da devletlerce para karşılığında saklanan değerli maden. Altın. Kızıl. Servet. İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Altından yapılmış. Sarı. Altın rengi.

 

Gaudier : Süslü püslü. Mezunlar yıllık ziyafeti. Mezunlar yemeği. Şatafatlı. Çiğ renkli. Çok parlak. Cicili bicili. Cırtlak renkli.

Candescent : Göz kamaştırıcı. Isıl parlak. Akkor gibi kıpkırmızı parlayan. Akkor haline gelme.

Burnished : Işıltılı. Parıldayan.

Beaming : Sevinçle parlayan (yüz). Işıyan. Işık saçan. Sinyal gönderme.

Florid : Çiçekli. Sağlıklı. Süslü. Kırmızı. Kırmızı yüz. Fazla süslü. Cafcaflı. Dinç. Kırmızı yanak.

Auriculate : Kulaklı; brakte ya da petal tabanının iki yanında bulunan, yuvarlak ya da değişik şekillerde olabilen eklentili yaprak. Avrikulat. Kulağa benzeyen. Kulakları olan. Kulak şeklinde olan.

Aureate synonyms : auriculated, dashy, chichi, bombastic, argents, altisonant, golden, agleam, gingerbread, argent, overadorned, braw, brighter, gaudy, baroques, eared, gauderies, dashier, under, gaudiest, brightly, artiest, flamboyant, gaudery, overwrought, arty, chromatic, empurpled, arty crafty, brilliant, ardent, gilded, baronial.

Aureate zıt anlamlı kelimeler, Aureate kelime anlamı

Plain : Yalın bir dille. Açıklık. Sade bir biçimde. Süssüz. Düzlük. Düz. Sade. Ova. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri.

Achromatic : Perdesi değişmeyen. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksiz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksemez. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik.

 

Aureate ingilizce tanımı, definition of Aureate

Aureate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gilded. Golden.