Authoritarianisms türkçesi Authoritarianisms nedir

  • Sıkı yönetim.
  • Yetkecilik.
  • Mutlak idare.
  • Otoriter rejim.
  • Otoritecilik.
  • Otoritercilik.
  • Otoriterizm.
  • Otoritarizm.

Authoritarianisms ingilizcede ne demek, Authoritarianisms nerede nasıl kullanılır?

Authoritarianism : Otoritecilik. Otoriterizm. Otoritercilik. Otoriter rejim. Sıkı yönetim. Üstlük-astlık ilişkilerine aşırı önem verme, kişilere az saygı duyma, saymacılık ve ayırt etmesiz uymacılık eğilimlerinin tümü. Yetkecilik. Otoritarizm. Mutlak idare.

Authoritarian personality : Üstlük-astlık ilişkilerine aşırı önem veren, kişiye saygısı az, saymacı, eleştirisiz uyan, bireyliği olmayan kişilik yapısı. Otoriter kişilik. Yetkeci kişilik. Otoriter karakter.

Authoritarian planning : Otoriter planlama. 1 yüzyıldan bu yana, gücünü daha çok dinden alan buyurganların, kilise ve lonca gibi kurumlar dokuncasına elde ettikleri yeni yetkileri güvence altına almayı kolaylaştıracak yeni bir kentsel yerleşim biçimi yaratmak için, uzun, düz ve geniş ana yollara, tekdüze bir yapı düzenine, kesişme noktalarında, anıtlarda, geziliklerde ya da açık kent alanlarında sonuçlanan ışınsal yollara ağırlık veren, bir kentsel tasarlama türü. Yetkeci tasarlama.

Authoritarian : Yetkeci. Otorite yanlısı. Sıkı yönetim taraftarı. Otoriter. Zorgulu.

 

Authoritarians : Yetkeci. Sıkı yönetim taraftarı. Otorite yanlısı. Otoriter.

Antiauthoritarian : Otoriter rejim karşıtlığı. Serbestliğe imkan vererek yöneten.

İngilizce Authoritarianisms Türkçe anlamı, Authoritarianisms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Authoritarianisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autarchy : Bir ülkenin diğerlerini gereksemeden yaşayabilmesi. Özerklik. İktisadi yeterlik. Ekonomi yeterliği. Mutlak hakimiyet. Otarşi. Bir ülkenin bir başkasına gerekseme duymadan kendi yağı ile kavrulması (yaşaması). Bağımsız ekonomi politikası. Tutumsal yeterlik.

Dictatorship : Despotizm. Diktatörlükle yönetilen ülke. Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi. Diktatörlükle yönetme. Bir diktatör tarafından yönetilen devlet. Diktatörlük. Buyrukçuluk. Buyurganlık. Buyuruculuk.

Martial law : Örfi idare hukuku. Sıkıyönetim kanunu. Olağanüstü durumlarda yurtta düzen ve güvenliğin korunması için ordunun yardımı ile uygulanan yönetim. Örfi idare. Sıkıyönetim. Sıkıyönetim hukuku.

Autocracy : Otokrasi. Saltçılık. Mutlak monarşi. Mutlakiyet idaresi. Saltıkçılık. Baskı rejimi. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Saltıkçı yönetim. Otokrasiyle yönetilen ülke.

Despotism : Despotizm. Diktatörlük. Zulüm. İstibdat. Zorbalık. Despotluk. Totaliteryanizm. Baskı idaresi. Baskı yönetimi. Otokrasi.

 

Authoritarianism : Üstlük-astlık ilişkilerine aşırı önem verme, kişilere az saygı duyma, saymacılık ve ayırt etmesiz uymacılık eğilimlerinin tümü.

Totalitarianism : Totaliter yapı. Totaliterizm. Erktekelciliği. Devletin, başka deyişle devleti temsil eden toplumsal kümenin yalnız siyasal erki değil, bütün etkinlik alanlarını, bütün toplumsal kümeleri tek başına denetimi altında bulundurduğu toplumsal örgütleniş biçimi. Tek particilik. Totaliterlik. Totalitaryanizm. Totaliter yönetim sistemi.

Police state : Polis devleti. Sakçı devleti.

Absolutism : Mutlakıyet. Mutlakiyetçilik. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Saltçılık. Mutlakiyet. Mutlakçılık. Tarih, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Mutlak idare rejimi. Absolutizm.

Caesarism : Sezarizm. Emperyalizm. Askeri diktatörlük. Diktatörlük.

Authoritarianisms synonyms : one man rule, monocracy, tyranny, stalinism, shogunate.