Autochtohnous türkçesi Autochtohnous nedir

  • Başka yerlerden getirilmiş ya da sürüklenmiş olmayıp, ilkel yerinde bulunan kayaç ya da maden.
  • Yerli kayaç.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

İngilizce Autochtohnous Türkçe anlamı, Autochtohnous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autochtohnous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

 

Algonkian : Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Bir prekambriyen sistemi.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Native : Natif. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Yerli. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Doğal. İlkel. Kendi doğal alanında bulunma.

Absolute age : Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş. Kesin yaş.

Autochtohnous synonyms : alcalic fumarole, alkali rocks, autochthonic, autochthonal, indigenous, agricultural geology, after shock, bed rock, adventive cone, acid fumarole, abyss, bedrock, endemic.

Autochtohnous zıt anlamlı kelimeler, Autochtohnous kelime anlamı

Allochthonous : Alokton olan. Yabancı. Allokton. Allokton olan. Bulunduğu yere başka bir yerden getirilmiş, taşınmış kayaç ya da maden.

Foreign : Yabancılık. Dıştan gelme. Ecnebi. Ülke dışı. Yabancı. Yabancı madde. Dış. Yurt dışı. Harici. Yurtdışı.