Automatic balance türkçesi Automatic balance nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Otomatik denge.
  • Fizyokrat ve liberal ekonomi anlayışının doğal düzen inancından doğan ve tam rekabet koşulları içinde hiçbir müdahale olmaksızın piyasalarda gerçekleşen iktisadi denge.
  • Kendiliğinden denge.
  • Kendiliğinden oluşan denge.

Automatic balance ingilizcede ne demek, Automatic balance nerede nasıl kullanılır?

Automatic : Kendiliğinden. İstemsiz. İşleysel yollarla devinerek kendiliğinden işleyen (düzenek). Otomatik vitesli araba. Bir kez çalıştırıldıktan sonra, kendi kendini düzenleyen ve denetleyen. Özdevinimli (olarak). Kendi kendine olan. Otomatik tabanca veya tüfek. Özdevimli. Belirli koşullar altında, herhangi bir işletmen'in karışması gerekmeksizin işleyen bir aygıt ya da sürece değgin.

Balance : Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Sayışımdan sonra görünen kalıntı. Denk gelmek. Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark. Düşünmek. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. Dengede durmak. Ruhsal denge. Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi. Tartmak.

 

Automatic abstracting : Özetçe (öz) çıkarma işleminin araçlarla yapılması. Kendiliğinden özetçe (öz) çıkarma.

Automatic acquisition button : Otomatik yakalama butonu.

Automatic action : Otomatik hareket.

Automatic adjustment : Kendiliğinden denkleşme düzeneği. Bir dış dengesizlik durumunda fiyat, gelir ve parasal değişimler aracılığıyla kendiliğinden işlemeye başlayan ve böylece dengesizliği gideren düzenek. krş. kendiliğinden gelir denkleşme düzeneği, altın otomatizmi, parasal denkleşme düzeneği. Otomatik denkleşme.

İngilizce Automatic balance Türkçe anlamı, Automatic balance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Automatic balance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Automatic balance synonyms : a pass through certificate, a change in supply, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, ability to pay approach, ability rent.