Avla nedir, Avla ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağıl.

Ağız.

Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel.

Ay ağılı, hale: Bugün ayda avla var.

Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. 3.İnce, uzun çam ağacı veya direk, sırık.

Dam merteklerinin küçüğü.

Tahta perde.

[Bakınız: avıl].

Avlu, evlerin küçük bahçesi.

Tahıl yıkamak için su kenarına yapılan beton ark, küçük havuz.

Balık tutmak için ırmaklarda taşla çevrilen daire. 1.

Ahırda hayvanların yem yediği yer.

Çerçeve, çevre: Aklının avlası o kadarcık.

Bahçe, bağ çevresine ağaç ve ince dallardan yapılan çit.

Ağıl içindeki kuzu bölmesi (Ç. Çiftliği).

Koyun ağılı.

Teknik terim anlamı:

Bahçeleri çeviren dal, tahta sınır, çit. (Dodurga Bozüyük Bilecik) (avlak) : (İnköy Kütahya).

[Bakınız: avlağı].

Avla ile ilgili Cümleler

  • Neredeyse her gün avlanırım.
  • Avlanmak ulusal parklarda yasaktır.
  • “Nasıl sinsice yaklaşmıştı baykuş, düşmanlarını nasıl gafil avlamıştı.”
  • Ava giden avlandı.
  • Avcılar avlanan oldu.
  • Seni rüyamda balık avlarken gördüm.
  • “İstanbul'un yetiştirdiği mizaçtan anlar, gönül avlamasını bilir dalkavuklardan biriydi.”
  • Burada bir kapan kuramam. Avlanmak yasaktır.
  • “Atatürk bizden ayrılınca öbür sınıflara da girmiş. Fakat onlar bizim gibi önceden hazırlanmadıklarından gafil avlanmışlar.”
  • “Nihayet yalnız kaldığım bir zamanı avlayarak yanıma yaklaşıyor.”
  • Orada balık avlayabilir miyiz?
  • Vahiy herkesi gafil avladı.
  • Avlanıyorsunuz.
  • Sana balık avlamayı öğretebilirim.
  • Avlanmak bu alanda yasaklanmıştır.
  • Avlanmaya gitmeliydim.
  • Neredeyse her gün balık avlarım.
 

Avla ile ilgili Atasözü veya Deyim

araba ile tavşan avlanmaz : “her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel yöntemler vardır” anlamında kullanılan bir söz.

av avlanmış, tav tavlanmış : “olan olmuş, iş işten geçmiş, artık yapacak bir şey yok” anlamında kullanılan bir söz.

av avlayanın, kemer bağlayanın : “bir şey, onu elde etmenin yolunu bilenin; bir şeyden yararlanma, onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır” anlamında kullanılan bir söz.

ava giden avlanır : “çıkarını başkalarına zarar vermekte arayan kimse, o zarara kendisi uğrar” anlamında kullanılan bir söz.

balık baştan avlanır : “bir şeyi ele geçirebilmek için onu yönetenleri elde etmek gerekir” anlamında kullanılan bir söz.

(birini) gafil avlamak : umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.

gafil avlanmak : beklenmedik bir sırada yakalanmak, habersiz ve hazırlıksız bir anda bir olayla karşılaşmak, zor duruma düşürülmek.

gönül avlamak : huyunu suyunu yakından bilerek olumlu davranışta bulunmak, tavlamak.

kuşu kuşla avlarlar : “elde edilmek istenen kimse, daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür” anlamında kullanılan bir söz.

tavşanı araba ile avlamak : işini telaşsız ve soğukkanlılıkla görmek.

zamanı avlamak : uygun zamanı bulmak.

 

Avla tanımı, anlamı

Avlacık : Kastamonu şehrinde, Araç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer

Avlağ : Ağıl. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Avlu, evlerin küçük bahçesi. [Bakınız: avla]. [Bakınız: avıl]. Avcıların avlarından gizlendiği yer.

Avlağa : Ağıl. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Avlu, evlerin küçük bahçesi. Ahırda hayvanların yem yediği yer. Avcıların avlarından gizlendiği yer. [Bakınız: avlağ]. [Bakınız: avıl]. [Bakınız: avla]. Kuzu ağılı. Duvar. Meme başının çevresi. İçine oğlak konup bir delik bırakıldıktan sonra üstü örtülen çukur. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Kayseri ilinde, Yahyalı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Avlağan : Ağıl. Kuzu ağılı. [Bakınız: avıl]. [Bakınız: avlağa].

Avlağı : Ağıl. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Ahırda hayvanların yem yediği yer. Çerçeve, çevre. Kuzu ağılı. [Bakınız: avla]. [Bakınız: avıl]. [Bakınız: avlağa]. [Bakınız: avlak]. Evin bitişiğindeki tarla. Kayalıklar arasındaki geçit: Akkayanın avlağından geçtim. Dağlık yerlerdeki bol otlu düzlük. Av yeri, avı çok olan yer. Bahçe, bağ çevresine ağaç ve ince dallardan yapılan çit. Kıyı. Çalıdan çit. Çorum kenti, Kâmil bucağına bağlı bir yer. Elâzığ şehrinde, Çaybağı bucağına bağlı bir yer.

Avlağı tutmak : Kıyıyı çitle çevirmek.

Avlağıçayırı : Kastamonu şehrinde, Araç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Avlağıkaya : Karabük ili, Ovacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Avlağısökü : Sinop şehri, Erfelek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Avlağu : Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. [Bakınız: avlağı].

Avlah : Av yeri, avı çok olan yer.

Avlaka almak : Çevirmek: Şu hayvanı avlaka alalım.

Avlaksız : Sersem, budala.

Avlama araçları : Su ürünlerinin avlanmasında kullanılan gemiler, tesisler, takımlarla her türlü malzeme, teçhizat, alet, edevat.

Avlama yasağı : Su ürünleri stoklarının korunması için su ürünleri kanunu ve tüzüğüne göre sirkülerle ilan edilen avlanmanın yasaklanması dönemi.

Avlama zamanı : Günün veya avlama sezonunun zamanı ve süresi.

Avlamış : Eskişehir ili, Hekimdağ nahiyesine bağlı bir yer.

Avlan : Avcı: Babam uçarcı avlanlardandır.

Avlanabilir boy : Su ürünleri tüzüğü ve sirküleriyle avlanmasına izin verilen en küçük balık boyu.

Avlanabilir stok : Balık stokuna zarar vermeden, belli bir dönemde avlanabilecek en çok balık miktarı, herhangi bir su kütlesi içindeki su ürünleri stokuna zarar vermeden belli bir dönemde avlanabilecek en çok su ürünü miktarı.

Avlanabilirlik : Belirli bir av gücü birimiyle stoktan avlanan kısım.

Avlanabilme : Avlanabilmek işi.

Avlanabilmek : Avlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Avlanıp kuşlanmak : Ava çıkmak, av yapmak.

Avlanış : Avlanma işi.

Avlanma gücü : Belirli bir av aracıyla avlanan miktarın, yaklaşık aynı yer ve zamanda standart av aracıyla avlanan miktara bölünmesiyle bulunan değer.

Avlanma oranı : Av mevsimi süresince avlanan balık miktarının, ortalama populasyon büyüklüğüne oranı, ölüm kat sayısı, yararlanma oranı.

Avlanma yaşı : Bir balığın ticari amaçla ilk kez yakalanmasına izin verilen yaşı.

Avlanma yoğunluğu : Birim alandan, birim zamanda avlanan miktarı.

Avlarsız : Sersem, budala.

Avlasır : Sersem, budala.

Avlasız : Sersem, budala.

Avlaşa : Manisa ilinde, Selendi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Avlaşmak : Çevirmek.

Avlaştırmak : Kollamak, sakınmak, korumak.

Avlat : Evlat.

Avlavu : Hudut, sınır, çerçeve.

Avlavuç : Ağıl.

Avlay : Avlu, evlerin küçük bahçesi.

Avlayabilme : Avlayabilmek işi.

Avlayabilmek : Avlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

Avlayan : Düzce şehri, Cumayeri belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Avlayım : Köpek yaşı.

Avlayış : Avlama işi.

Avlayıverme : Avlayıvermek işi.

Avlayıvermek : Çabucak avlamak.

Avlaz : Av meraklısı.

Ay avlağı : Ay ağılı, hale.

Balık avlama gücü : Belli bir bölgede avlamada kullanılacak gemilerin ortalama tonajıyla avlama ünitelerinin sayısı.

Sinek avlamak : Müşterisi olmayıp boş oturmak.

Yatağında avlamak : Hayvanı ininde, yuvasında bulunduğu sırada bastırıp avlamak.

Avlak : Avı çok olan yer, av yeri.

Avlama : Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

Avlamak : Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

Avlanma : Avlanmak işi.

Avlanma dönemi : Av dönemi.

Avlanma mevsimi : Av dönemi.

Avlanma sezonu : Av dönemi.

Avlanmak : Avlama işine konu olmak. Ava gitmek, ava çıkmak, av için dolaşmak.

Avlatma : Avlatmak işi.

Avlatmak : Avlanma işini yaptırmak.

Diğer dillerde Avköpekleri anlamı nedir?

İngilizce'de Avköpekleri ne demek ? : canes venatici, cvn, hunting dogs