Bürünmek nedir, Bürünmek ne demek

  • Bürüme işine konu olmak.
  • Herhangi bir görünüşe, kimliğe girmek

"Bürünmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Annem, babaannem, halalarım çarşaflarına bürünmüşlerdi." - O. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

Hava bulutlanmak.

Diğer sözlük anlamları:

Giyinmek.

Bürünmek anlamı, tanımı:

Eski kimliğine bürünmek : Önceki düşüncelerine dönmek.

Kara yasa bürünmek : Derin derin düşünmek. aşırı üzülmek.

Kılığa bürünmek : Oymuş gibi görünmek.

Kisveye bürünmek : Herhangi bir kılığa girmek. herhangi bir niteliğe, biçime girerek gerçek kimliğinden farklı bir görünüş almak.

Kuzu postuna bürünmek : Karşısındakini aldatmak için gerçek kişiliğini saklamak, kendini zararsız ve uysal göstermek.

Yasa bürünmek : Çok üzülmek.

Yeise bürünmek : Umutsuz, üzüntülü olmak.

Bürüme : Bürümek işi.

Görünüş : Görünme işi. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

Girmek : Yüklenmek. Katılmak. Sığmak. Bulaşmak. İyice anlamak, iyice bilmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. Yazılmak, başlamak. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Almak, fethetmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Dışarıdan içeriye geçmek. Erişmek, ulaşmak. Tecavüz etmek, geçmek. Kavgaya tutuşmak. Yemek yemek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Girişmek, başlamak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek.

 

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Olmak : Uygun düşmek, yerinde görülmek. Yetişmek, olgunlaşmak. Uymak, tam gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bulunmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Sarhoş olmak. Sürdürmek, yürütmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Yol açmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Geçmek, tamamlanmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak.

Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

Bir : Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Beraber. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Tek. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer.

 

Diğer dillerde Bürünmek anlamı nedir?

İngilizce'de Bürünmek ne demek? : v. wrap

Almanca'da Bürünmek : v. kuscheln

Rusça'da Bürünmek : v. закутываться, укутываться, заволакиваться, заворачиваться, кутаться, подергиваться, закутаться, укутаться, завернуться, подернуться