Bağar nedir, Bağar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Karnı, bir hastalıktan şişmiş kimse.

Göğüs.

Bağar tanımı, anlamı

Bağa : Kaplumbağa. Kaplumbağa kabuğu. Ur. Kaplumbağa kabuğundan yapılmış veya bu kabuğu andırır biçimde olan. Deniz kaplumbağasının kabuğu

Bağarası : Bağların toplu bulunduğu yer. Adıyaman ilinde, Samsat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Aydın kenti, Bağarası nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bitlis ili, Meydan nahiyesine bağlı bir yer. İzmir şehri, Foça ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kilis şehrinde, Polateli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Mardin ilinde, Derik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bağarcak : Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip.

Bağarcık : Kaplumbağa. At ve öküz arabalarında ön yastık ile ön dingil arasına konulan ve dingil üzerindeki oku yerinde tutmaya yarayan enli uzun parça. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Arabanın yastık ile dingili arasındaki ağaç parçası. Arabada dingilin üzerindeki iki ucu düzgün, çıkıntılı ağaç parçası. (Mudurnu Bolu).

Bağarda : İşsiz, boş gezen.

 

Bağardak : Çamdan oyularak yapılan su kabı. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak.

Bağarsah : Bağırsak.

Bağarsak : Bağırsak. [Bakınız: bağarsık].

Bağarsamak : Boğaya gelmek, inekler (çiftleşmek için boğa istemek.).

Bağarsığ : Bağırsak.

Bağarsıh : Eski türkçe bağarsuk: bağırsak.

Bağarsık : Bağırsak. Çorap ve başka örgülerdeki başlangıç. Bağırsak, barsak.

Bağarsılık : Bağırsak.

Bağarsırık : Bağırsak.

Bağarsoh : Bağırsak.

Bağarsuh : Bağırsak.

Bağarsuk : Bağırsak. [Bakınız: bağarsık].

Bağartlak : Çocuğun önünü kirletmemesi için takılan önlük. [Bakınız: bağırdak]. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Yabani ördeğe benzeyen, gece çok öten, koyu kurşuni renkli bir av kuşu. Çok ağlayan çocuk.

Boş bağarsuk : Kör bağırsak.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Diğer dillerde Bağ yörüngemsisi anlamı nedir?

İngilizce'de Bağ yörüngemsisi ne demek ? : bonding orbital