Backtooth türkçesi Backtooth nedir

  • Arka diş.
  • Azı dişi.
  • Ağzın arka kısmındaki diş.

Backtooth ingilizcede ne demek, Backtooth nerede nasıl kullanılır?

Backtab : Geri sekme.

Backtalk : Küstahça karşılık vermek. Kaba cevap verme. Laf yetiştirme. Cevap yetiştirme. Küstahça cevap verme.

Backtrack : Aynı yere geri dönme.

Backtrack search : Geriye dönük arama.

Backtracked : Geri dönmek. Aynı yoldan geri dönmek. Geriye dönüş yapma. Geldiği yoldan geri dönmek. Geri izlemek. Sözünden dönmek. Vazgeçmek. Aynı yere geri dönme. Sarfınazar etmek.

Backtracks : Geldiği yoldan geri dönmek. Geri izlemek. Sözünden dönmek. Geriye dönüş yapma. Aynı yere geri dönme. Sarfınazar etmek. Geri dönmek. Vazgeçmek. Aynı yoldan geri dönmek.

Backtracking : Geri-izleme. Geri yönde izleme. Vazgeçmek. Geri-izsürme. Aynı yoldan geri dönmek. Sarfınazar etmek. Gerileme. Sözünden dönmek.

İngilizce Backtooth Türkçe anlamı, Backtooth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backtooth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scenery : Dekor. Görünüm. Bir oyunun sahne üzerindeki görüşünü çevreleyen, panoların birleştirilmesiyle ortaya çıkan dekorun dipyüzeyi. Manzara. Dekor dipyüzeyi. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü. Doğal manzara. Sahne dekoru. Sahne dekorları.

 

Tusk : Mors veya yaban domuzunun köpek dişi. Fildişi. Diş. Uzun sivri diş. Uzun diş. Savunma dişi.

Backdrop : Sahnede arka perde. Zemin. Arka perde. Dip bezemini örten perde. Perde arkası. Temel. Uygun ortam. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fon. Sahne arka perdesi.

Background : Artalan. Işınım, ses, toz vb. niceliklerini ölçerek yapılan deneylerde, yayıldığı kaynaklar kapalı olduğu ya da çalışmadığı durumlarda da bunların ortamda her zaman bulunan nicelikleri. Ardyöre. Taban sayımı. Arka plan. Bir olgu ya da kavramı hazırlayan bağlam, koşul ya da durum. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Dip. Arkabakım. Özgeçmiş.

Laniary : Koparmak için kullanılan. Köpekdişi. Parçalamak için kullanılan (hayvan dişi işe ilgili). Hayvanların yiyeceklerini parçalamak için kullandıkları dişlerle ilgili.

Molar tooth : Öğütücü diş. Azı. Molar diş. Besini öğütmeye yarayacak bir şekil almış olan diş. büyük azı dişleri ve küçük azı dişleri gibi. Azıdişi.

Scene : Olay. Görünüm. Faaliyet alanı. Patırtı. Bireycil ya da kümecil oyunda birey ya da kümenin günlük yaşam görüntülerini sergilediği, esnek gözlem öğeleriyle donatılmış eylem ye gözlem alanı. Heyecan. Mizansen. Sahne. Manzara. Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü.

 

Tooth : Sevme (yemek). Tırtık. Dişlemek. Sert yüzey (kağıt). Damak zevki. Pütürlü yapmak (kumaş ). Diş açmak. Pütür. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dişle kaplamak.

Posterior : Sonra gelen. Posteriyor. Arka, arkada bulunan, arka kısımla ilgili. Kıça yakın. Ardıl. Arka. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Posteriyör. Art. Kıç.

Tusking : Fildişi. Savunma dişi. Diş. Mors veya yaban domuzunun köpek dişi. Uzun sivri diş.

Backtooth synonyms : fang.