Scenery türkçesi Scenery nedir

  • Sahne dekorları.
  • Dekor.
  • Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım.
  • Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü.
  • Bir oyunun sahne üzerindeki görüşünü çevreleyen, panoların birleştirilmesiyle ortaya çıkan dekorun dipyüzeyi.
  • Görünüm.
  • Manzara.
  • Sahne dekoru.
  • Doğal manzara.
  • Dekor dipyüzeyi.

Scenery ile ilgili cümleler

English: The area is notable for its scenery and wildlife.
Turkish: Burası köylüleriyle ve onların faunasıyla tanınır.

English: Ali and Mary admired the scenery as they held hands.
Turkish: Ali ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.

English: Every year, a hundred and fifty thousand tourists come to this island to enjoy the impressive scenery and the wonderful beaches.
Turkish: Her yıl, yüz elli bin turist etkileyici manzara ve harika plajlardan zevk almak için bu adaya gelir.

English: A change of scenery would provide comfort.
Turkish: Tebdilimekânda ferahlık vardır.

English: I figured a change of scenery might do us good.
Turkish: Bir sahne dekoru değişikliğinin bizi iyi yapabileceğini düşündüm.

Scenery ingilizcede ne demek, Scenery nerede nasıl kullanılır?

Scenery projector : Film gösterici. Sinema filmlerini sahne üzerindeki gergiye yansıtan motorlu aygıt.

 

Beautiful scenery : Güzel manzara.

Drape scenery : Bir dekorun parçaları olarak kullanılan küçüklü büyüklü perdeler. Kumaş dekor birimi.

Projected scenery : Görüntüsel dekor. Dipteki bir görüntülüğe bezemin iki yanından film ya da saydam resim yansıtılarak sağlanan bezem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oyun gereği ve oyun yorumu uyarınca sahne gerisindeki gergiye resim yansıtılarak ortaya çıkarılan dekora verilen ad. Yansıtılmış bezem.

Quick change scenery : Çabuk değişir bezem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir görünçlükten öbürüne en kısa zamanda geçilmesini sağlamak üzere, kolaylıkla sökülüp takılabilen hazır bezem. Bir oyunda çabucak değiştirilebilecek biçimde .hazırlanmış dekor düzeni. Değişebilir dekor.

Scene of crime : Cinayet işlenen yer. Olay yeri.

Scene of the accident : Kaza mahalli. Kaza mahali. Kaza yeri.

Stage directions for scenery : Bir oyunun sahne üzerinde hazırlanması sırasında, dekor, ışıklama, etmenler gibi uygulayıma ilişkin işleri yoruma uygun bir biçimde düzenleyen yönerge. Sahne düzeni yönergesi.

Scene designer : Dekor tasarımcısı. Bir oyunun dekorunu önce kağıt üzerinde tasarlayan, sonra renklendirip çizen, maketini yapan ve sahne üzerinde gerçekleştirilmesini denetleyen, dekorun hazırlanmasını yöneten sanatçı.

Scene of accident : Olay yeri. Kaza yeri.

İngilizce Scenery Türkçe anlamı, Scenery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scenery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flat : Yassıltmak. Düz şey. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Tatsızlık. Daire. Genellikle bir ailenin oturduğu, birden çok sayıda bağımsız bölümden oluşan bir yapının, çok barklı yapının bir ya da birkaç odası. Kat. Düz. Bemol. Yavan.

 

Background : Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. ön karşıtı. Zemin. Artalan. Arka plan. Bir sayaç algıcına, incelenen bir ışımetkin kaynak dışından gelen asalak ışınların yol açtığı saymalar. Ardyöre. Geri plan. Özgeçmiş. Taban sayımı. Fon.

Adornment : Takı. Donatma. Ziynet. Süsleme. Donama. Bezek. Bezeme. Süs. Güzelleştirme.

Backdrop : Arka perde. Dip bezemini örten perde. Perde arkası. Zemin. Sahne arka perdesi. Uygun ortam. Fon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahnede arka perde. Dip perdesi.

Decors : Süs. Süsleme. Mizansen. Bezem.

Configuration : Yapı. Bilgisayar, bilişim, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konum. Düzenleme. Bk. dizge görünümü. Atomların uzaydaki dizilişleri, düzenlenmeleri. Bir kimyasal bileşiğin atom, yükün ya da moleküllerinin uzayda birbirlerine göre düzenlenmiş durumu. Biçim. Kurulum.

Appearances : Kılık. Kılık kıyafet. Görünüş. Görünme. Dış görünüş. Belirme. Ortaya çıkma. Zevahir.

Arriving : Ulaşma. Ulaşan. Vasıl. Yakında olacak olan. Geliş. Gelen. Gelme. Giriş.

Mien : Hava. Tavır. Surat. Yüz. Görünüş. Çehre. Eda.

Panorama : Çevre görünüş. Geniş görünüm. Çevrinme resmi. Toplu görünüm. Genel görünüş. Çevrenin kesintisiz manzarası. Şehrin uzaktan genel görünümü. Panorama.

Scenery synonyms : masking piece, stage set, neck of the woods, scenic, perspectives, locality, aspect, settings, masking, set piece, lookouts, scene, lookout, landscapes, appearance, seascape, backcloth, prospect, set, outlook, raree show, neighborhood, vicinity, setting, sceneries, decor, outlooks, complexions, bellevue, sets, panoramas, complexion, aspects.

Scenery ingilizce tanımı, definition of Scenery

Scenery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Assemblage of scenes. The paintings and hangings representing the scenes of a play. The disposition and arrangement of the scenes in which the action of a play, poem, etc., is laid. Representation of place of action or occurence.