Manzara nedir, Manzara ne demek

Manzara; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bakışı, dikkati çeken her şey.
  • Görünüş.
  • Konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo.
  • Durum

"Manzara" ile ilgili cümleler

  • "Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne." - A. Gündüz
  • "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti." - O. S. Orhon
  • "Boğaz'ın ucundan Karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..." - H. R. Gürpınar

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

[Bakınız: açıkhava resmi]

Manzara anlamı, tanımı:

Manzara koymak : Televizyon yayını sırasında beklenmeyen kesinti aralarını doldurmak için ekrana değişik manzara resimlerini getirip göstermek.

Manzaralı : Manzarası iyi olan. Manzarası olan.

Manzarasız : Manzarası olmayan. Manzarası kötü olan.

Bakış : Bakma işi.

Dikkat : İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık.

Görünüş : Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Görünme işi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi.

 

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Parça : Güzel, alımlı kız veya kadın. Pasaj. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Müzik eseri. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane.

Resim : Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Tören. Açık gösterge, kesin sonuç. Fotoğraf. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç.

Gravür : Ağaç, taş veya metal bir levhanın oyularak işlenmesi ve bunun bir yüzeye basılması tekniği. Bu teknikle yapılmış resim.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Manzarasızlık : Manzarasız olma durumu.

Manzara ile ilgili Cümleler

  • Harika bir manzara, değil mi?
  • Manzara beni daha genç günlerime geri götürdü.
  • Manzara bana tanıdık değil.
  • Bu alan güzel manzarası ile bilinir.
  • Manzara buradan güzel.
  • İyi bir manzarası olan bir yerde bir dinlenme için duralım.
  • Odamı, okyanus manzaralı bir odayla değiştirebilir misiniz?
  • Manzara çok güzeldi.
  • Manzara kelimelerle anlatılamayacak kadar çok güzeldi.
  • Şehrin manzarasına katedral hakim durumda.
  • Paco şehir manzarası çizer.
  • Şehrin manzarasında katedral ön plana çıkıyor.
  • Manzara benim kanımı dondurdu.
  • Manzara Batı Virginia'nın uzak bir kesimindeki küçük bir dağ köyüydü.

Diğer dillerde Manzara anlamı nedir?

İngilizce'de Manzara ne demek? : adj. scenic

n. view, sight, panorama, landscape, spectacle, scene, scenery, lookout, paysage, prospect, raree show, vista

Fransızca'da Manzara : vue [la], cadre [le], perspective [la], spectacle [le], aspect [le]

Almanca'da Manzara : n. Blick, Prospekt, Szenario

Rusça'da Manzara : n. вид (M), пейзаж (M), ландшафт (M), картина (F), зрелище (N)

adj. видовой, пейзажный, ландшафтный