Scenic türkçesi Scenic nedir

  • Doğal manzaralı.
  • Sahneye ait.
  • Doğa filmi.
  • Sahne.
  • Güzel manzaraları olan.
  • Doğal.
  • Sahne ile ilgili.
  • Görünüş itibarıyla cazibeli olan.
  • Pitoresk.
  • Manzara.
  • Manzaralı.

Scenic ile ilgili cümleler

English: There are many scenic places in Xinjiang.
Turkish: Xinjiang'ta birçok manzaralı yer var.

English: Japan is famous for her scenic beauty.
Turkish: Japonya manzara güzelliğiyle ünlüdür.

English: Japan is famous for its scenic beauty.
Turkish: Japonya doğal güzelliği ile ünlüdür.

English: Switzerland is famous for its scenic beauty.
Turkish: İsviçre doğal güzelliği ile ünlüdür.

English: I was looking forward to seeing a scenic view of Mt. Fuji, but unfortunately it was completely hidden behind clouds.
Turkish: Fuji Dağının doğal manzarasını görmeye can atıyordum fakat maalesef o tamamen bulutların arkasına saklanmıştı.

Scenic ingilizcede ne demek, Scenic nerede nasıl kullanılır?

Scenic artist : Bezemleri boyayan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dekorları boyayan ve biçimlendiren sanatçı. Boyacı. Sahne ressamı. Dekor kurucu. Sahne üzerinde dekorun kurulmasından sorumlu sanatçı.

Scenic beauty : Doğal güzellik.

Scenic gauze : Tiyatro dekorunda. kalın, gözenekli, pamuklu dokuma. Kalın tül.

Scenic plot : Dekor dizelgesi. Bir oyunda kullanılacak dekorun sayısını ve sırasını gösteren hazır lanmış belge.

 

Scenic railway : Manzara treni. Manzara izleme yolculukları için özel tren.

Scenic road : Manzaralı yol.

Proscenium : Çerçeve sahneli tiyatrolarda sahneyi seyirciye açıp kapayan perdenin önü. Perde önü.

Adjustable proscenium : Hareketli çerçeve. Sahne ağzını genişletip daraltabilen ve ray üzerinde hareket eden çerçeve.

Proscenium arch : Çerçeve sahneli tiyatroda sahnenin ağzını çevreleyen çerçeve. Perde yerindeki kemer. Çerçeve.

Obscenity : Yakışıksızlık. Fuhşiyat. İğrençlik. Açık saçık laf. Edebe aykırılık. Müstehcenlik. Müstehcen şey. Açık saçıklık.

İngilizce Scenic Türkçe anlamı, Scenic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scenic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Easiest : En kolay. Kolay. Uysal. Rahat. Huzurlu. Basit. Zevkli. Zahmetsiz. Serbest.

Panoramas : Çevrenin kesintisiz manzarası. Çevre görünüş. Toplu görünüm. Genel görünüş. Panorama. Şehrin uzaktan genel görünümü. Geniş görünüm. Çevrinme resmi.

Bemata : Kürsü. Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede). Podyum. Platform.

Picturesque : Resim konusu olmaya elverişli. Net. Resmedilmeye değer. Etkili. Renkli. Güzel. Canlı. İlginç. Açık.

Bandstand : Bando için yapılmış yer. Orkestranın yeri. Açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform. Bando yeri. Müzik topluluğu için yapılmış yüksek yer.

Lookout : Gözetleme. Nöbetçi. İleriki olasılık. Gözcülük yapma. Bekleme. Beklenti. Ümit. Gözleme. Kollama.

 

Prospects : Beklenti. Maden damarı belirtisi. Olasılık. Muhtemel müşteri. Umut. Görünüm. İhtimal. Gelecekteki beklentiler. Başarı şansı.

Nature movie : Doğa hakkında olan film.

Freer : Bedava. Hür. Masrafsız. Kısıtlanmamış. Teksas eyaletinde şehir. Serbest. Boş. Özgür. Aletsiz.

Arenas : Arena. Mücadele alanı. Arenalar. Alan. Meydan.

Scenic synonyms : bandstands, artless, outlook, beautiful, artlessly, inartificial, landscape, scenes, landscapes, scene, indigenous, arena, onstage, bellevue, stage, histrionic, ingenuous, panorama, connatural, easy, boards, raree show, french scene, canonical, lookouts, inborn, easier, inherent, freest, bema, sceneries, inbred, canonic.

Scenic zıt anlamlı kelimeler, Scenic kelime anlamı

Ugly : Aybacar. Nahoş. Sakil. Çirkin. Huysuz. Aksi. Suratsız. Biçimsiz. Bet. Kötü.

Scenic ingilizce tanımı, definition of Scenic

Scenic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to scenery. Theatrical. Of the nature of scenery.