Prospects türkçesi Prospects nedir

Prospects ile ilgili cümleler

English: Our prospects for victory are excellent at the moment.
Turkish: Zafer umutlarımız şu anda mükemmel.

English: What are the prospects for his recovery?
Turkish: Onun iyileşme olasılığı nedir?

English: The prospects for Japan's future look dismal.
Turkish: Japonya'nın gelecek için beklentileri kasvetli görünüyor.

English: I'm more optimistic about our prospects now.
Turkish: Şimdi başarı şanslarımız hakkında daha iyimser değilim.

Prospects ingilizcede ne demek, Prospects nerede nasıl kullanılır?

Has prospects for : -den yararlanma imkanına sahip. İhtimalleri var. Başarmak için iyi bir şansa sahip.

Promotion prospects : Yükselme şansı. Terfi imkanı.

Prospect hole : Araştırma deliği. Arama deliği.

Prospect pit : Araştırma kuyusu.

Prospect shaft : Araştırma kuyusu.

Prospection : Maden araştırma.

Have something in prospect : Beklentisi olmak. Ummak. Beklemek.

Shaft prospect : Araştırma kuyusu.

Prospected : Aramak (petrol vs.). İncelemek. Maden aramak. Altın aramak. Geniş manzara. Aramak (altın). Bakış. Görünüş. Araştırmak. Olasılık.

Prospect : Umut. Araştırmak. İhtimal. Maden aramak. Manzara. Olasılık. Geniş manzara. (maden vb) aramak. Beklenti. Bakış.

 

İngilizce Prospects Türkçe anlamı, Prospects eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prospects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceivableness : Olabilirlik. Uygulanabilirlik. Düşünülebilirlik.

Aspect : Çehre. Maruziyet. Yüz ifadesi. Bakı. Tavır. Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları. Görüş. Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu. Çok yönlü herhangi bir şeyin bir yüzü.

Outlooks : Görüş. Seyredilen yer. Bakış. Görüntü. Görüş tarzı. Görünüş. Bakış açısı. Hedefleme. Tahmin.

Odds : Eşitsizlik. Şans. Üstünlük. (bahiste) ikramiye oranı. Avantaj. Kavga. Fark. Anlaşmazlık.

Sceneries : Dekor. Sahne dekoru. Doğal manzara. Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü. Sahne dekorları.

Scenes : Faaliyet alanı. Sahne. Mizansen. Dekor. Olay. Sahne dekoru. Rezalet. Olay yeri.

Scenic : Pitoresk. Manzaralı. Doğal. Doğal manzaralı. Sahneye ait. Güzel manzaraları olan. Sahne. Görünüş itibarıyla cazibeli olan. Doğa filmi. Sahne ile ilgili.

Arriving : Geliş. Gelen. Gelme. Ulaşma. Vasıl. Giriş. Ulaşan. Yakında olacak olan.

Panoramas : Çevre görünüş. Şehrin uzaktan genel görünümü. Toplu görünüm. Genel görünüş. Geniş görünüm. Panorama. Çevrenin kesintisiz manzarası. Çevrinme resmi.

Alternativeness : Alternatiflik. İkame.

Prospects synonyms : contingency, perspectives, landscape, possibly, appearance, chanced, belief, contemplation, potentiality, contingencies, bellevue, chance, raree show, eventualities, possibility, chancing, mien, anticipation, esperance, feasibleness, prediction, expectance, contingence, expectation, scene, misgiving, complexion, prospect, peradventure, miens, panorama, likelihoods, potential.

 

Prospects zıt anlamlı kelimeler, Prospects kelime anlamı

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.