Prospected türkçesi Prospected nedir

Prospected ingilizcede ne demek, Prospected nerede nasıl kullanılır?

Prospect hole : Araştırma deliği. Arama deliği.

Prospect pit : Araştırma kuyusu.

Prospect shaft : Araştırma kuyusu.

Have something in prospect : Beklentisi olmak. Beklemek. Ummak.

Shaft prospect : Araştırma kuyusu.

Prospective demand : Potansiyel istem. Bir malın potansiyel alıcılarının oluşturduğu istem. bk. imgesel istem.

Prospecting shaft : Maden araştırma kuyusu.

Prospection drilling : Araştırma sondajı. Araştırma delmesi. Arama delmesi.

Prospective : Prospektif. Müstakbel. Umulan. Niyetli. İleriye dönük. Gelecekteki. Beklenen. İleriye yönelik. Olası. Muhtemel.

Prospecting : Araştırma. Maden araştırma. Araştırma yapma. Maden aramak. Bilgi toplama. İnceleme. Aramak (petrol vs.). Arama. Araştırması (müşteri). Maden arama.

İngilizce Prospected Türkçe anlamı, Prospected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prospected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Audit : Sayışımların denetlenmesi, işlemlerin yasa, tüzük ve yönetmeliklerine sayışım yöntemlerine uygun olup olmadığının incelenmesi. Hesapları denetlemek. Hesap denetimi. Sistemli inceleme. Yıllık hesap denetimi. Denetlemek (hesapları). Kontrol etmek. Tecimsel kuruluşlara ilişkin sayışımların düzeninde olup olmadığı, yasaları, tüzük ve yönetmeliklerine uygun bir yönde doğru olarak yürütülüp yürütülmediği izlenilmek üzere yapılan inceleme ve denetlemeler. işlemlerin tümünün sonuna kadar yazılımı ve tekrar gözden geçirilmesi, plan ve amaçlar çerçevesinde bu işlemlerin çözümlenmesi, önceden planlanmış amaçlara ulaşılmak için bu işlemlerin plana göre yönetilmesi ve gerektiğinde gerekli değişikliklerin yapılması. Resmi hesap bilanço kontrolü yapmak. Denetleme yapmak.

 

Delves : Arayıp taramak. Kazmak. Altüst ederek aramak. Bellemek. Derinlemesine araştırmak.

Check into : Pansiyon otel vb'nde kaydını yaptırıp bir oda tutmak. Biryere giriş yapmak. Kayıt yaptırmak.

Odds : Üstünlük. Şans. Kavga. İhtimal. Fark. Eşitsizlik. Anlaşmazlık. Avantaj. (bahiste) ikramiye oranı.

Audited : Denetlemek. Teftiş edilmiş. Kontrol etmek. Denetlenmiş.

Gazes : Dik dik bakmak. Gözünü dikme. Nazar. Gözünü dikmek. Gözünü dikerek bakmak. Dik bakış. Sürekli bakış.

Chances : Şans. İhtimal. Riziko. İmkan. Kısmet. Talih. Tesadüf. Risk. Fırsat.

Conned : Gemi idare etmek. Dikkatle okumak. Dolandırmak. Dümen kullanmak. Yutturmak. Kandırmak.

Apercus : Hulasa. Kavrama. Özet. Kısa özet. Nazar.

Analyzed : Çözümlendi. Analiz etmek. Çözümlenen. Tahlil etmek. Analiz edilmiş. Çözümlemek.

Prospected synonyms : apercu, misgiving, check up, conning, delved, gandering, expectation, analyse, con, likelihoods, possibility, chance, faceting, analyzes, likelihood, cast around, assess, conceivability, contingencies, potentiality, aspects, ganders, anticipation, analysed, coloring, analysing, apprehension, expectancy, foretaste, colouring, face, glance, colourings.

 

Prospected zıt anlamlı kelimeler, Prospected kelime anlamı

Unbelief : İmansızlık. İnançsızlık.

Disreputable : Künyesi bozuk. Rezil. Kötü ünlü. İtibarsız. Namussuz. Haysiyetsiz. Adı kötüye çıkmış. Kötü tanınan. Adı çıkmış. Onursuz.