Sceneries türkçesi Sceneries nedir

  • Doğal manzara.
  • Sahne dekoru.
  • Sahne dekorları.
  • Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü.
  • Dekor.
  • Manzara.
  • Görünüm.

Sceneries ingilizcede ne demek, Sceneries nerede nasıl kullanılır?

Scenery : Sahne dekoru. Doğal manzara. Bir oyunun sahne üzerindeki görüşünü çevreleyen, panoların birleştirilmesiyle ortaya çıkan dekorun dipyüzeyi. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Sahne dekorları. Dekor. Dekor dipyüzeyi. Manzara. Bir arazi veya toprak parçası vb'nin genel görünümü. Görünüm.

Scenery projector : Sinema filmlerini sahne üzerindeki gergiye yansıtan motorlu aygıt. Film gösterici.

Beautiful scenery : Güzel manzara.

Drape scenery : Kumaş dekor birimi. Bir dekorun parçaları olarak kullanılan küçüklü büyüklü perdeler.

Projected scenery : Oyun gereği ve oyun yorumu uyarınca sahne gerisindeki gergiye resim yansıtılarak ortaya çıkarılan dekora verilen ad. Yansıtılmış bezem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntüsel dekor. Dipteki bir görüntülüğe bezemin iki yanından film ya da saydam resim yansıtılarak sağlanan bezem.

Quick change scenery : Değişebilir dekor. Bir oyunda çabucak değiştirilebilecek biçimde .hazırlanmış dekor düzeni. Bir görünçlükten öbürüne en kısa zamanda geçilmesini sağlamak üzere, kolaylıkla sökülüp takılabilen hazır bezem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çabuk değişir bezem.

 

Scene of accident : Kaza yeri. Olay yeri.

Sloping constructed scenery : Genellikle sahne yukarısından seyirciye doğru ya da bir yandan öbür yana doğru alçalan, ancak en alçak noktasında sıfırlamayan yükselti. Eğimli yükselti.

Scene designer : Dekor tasarımcısı. Bir oyunun dekorunu önce kağıt üzerinde tasarlayan, sonra renklendirip çizen, maketini yapan ve sahne üzerinde gerçekleştirilmesini denetleyen, dekorun hazırlanmasını yöneten sanatçı.

Scene of crime : Olay yeri. Cinayet işlenen yer.

İngilizce Sceneries Türkçe anlamı, Sceneries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sceneries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complexions : Yön. Sima. Yüzün rengi. Beniz. Cilt. Genel görünüm. Renk. Mahiyet. Ten rengi.

Complexion : Yüzün rengi. Gidişat. Ten. Genel görünüm. Doğa. Cilt. Yön. Renk. Ten rengi. Sima.

Arriving : Geliş. Giriş. Ulaşan. Ulaşma. Gelme. Gelen. Vasıl. Yakında olacak olan.

Decor : Mizansen. Bezem. Süs. Süsleme.

Scenic : Pitoresk. Doğal. Manzaralı. Sahne. Güzel manzaraları olan. Sahne ile ilgili. Sahneye ait. Doğa filmi. Doğal manzaralı.

Setting : Uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Sahne. Bir gökcisminin (ay, güneş, yıldız v.b.) gözerimi altına inmesi. Beste. Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk ve ışıklama ile canlandıran tamamlanmış yapım. Başlama. Set. Bir oyunun geçtiği yeri, renk, kalıp ve ışık öğeleri ile canlandıran araç. Olay yeri. Hikayenin geçtiği yer.

 

Landscape : Peyzaj. Havali manzarası. Herhangi bir yörede, fiziksel, dirimsel ve özellikle insana değgin öğelerin ortaklaşa oluşturdukları ve göz önüne serdikleri doğal çevre. Bahçeyi düzenlemek. Araziyi düzenlemek. Bahçe düzenlemek. Belirli bir bölgenin sunduğu doğal görüntü. Yatay.

Outlooks : Görüntü. Görünüş. Tahmin. Hedefleme. Bakış açısı. Bakış. Seyredilen yer. Görüş tarzı. Görüş.

Miens : Çehre. Görünüş. Hava. Surat. Eda. Yüz. Tavır.

Raree show : Sokak gösterisi. Kutu içinde gösterilen resimler. Sokakta gösterilen oyun.

Sceneries synonyms : perspective, aspects, decors, scenes, configuration, prospects, scene, lookout, appearances, lookouts, sets, appearance, landscapes, adornment, decoration, adornments, outlook, aspect, panoramas, mien, scenery, settings, perspectives, bellevue, panorama, prospect.