Backward innovation türkçesi Backward innovation nedir

  • Uluslararası bir şirketin üretmiş olduğu malın gelişmekte olan ülkelerin gereksinimlerine göre daha basit olarak yeniden üretmesine dayalı bir uluslararası pazarlama ve mal stratejisi yöntemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Geri üretim.

Backward innovation ingilizcede ne demek, Backward innovation nerede nasıl kullanılır?

Backward : Kendinden emin olmayan. Geri kalmış. İsteksiz. Vücudun ortasından geçen çizginin sırt tarafında gösterdiği yön ve sırt yüzeyi. Çekingen. Arka. Geri. Geriye doğru. Geriye.

Innovation : Yeni şey. Varolan bilgi birikiminden yola çıkılarak daha gelişmiş, daha kaliteli, daha işlevsel yeni ürünler, üretim süreçleri, örgütlenmeler ve yönetim uygulamalarının geliştirilmesi. Buluş. Yenileşim. Yenilenme. İcat. Ekonomi, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Değişen koşullara uyarlanmak üzere toplum yaşamında oluşan yeni bir öğe ya da o zamana değin yürürlükte olan uygulayımlardan değişik bir uygulayım. Bidat. Yeni metod.

Backward and forward : Tastamam. Geri ve ileri. Tamamen. Bir o yana bir bu yana. Mükemmelce.

Backward area : Geri kalmış bölge. İktisadi kalkınmasını tamamlayamamış, iktisadi açıdan güçsüz bölge. Gelişmemiş bölge. Ekonomik yönden gelişememiş ve yaşama düzeyi çok düşük olan bölge. Az gelişmiş bölge. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Backward bending labour supply curve : Tersine dönen emek sunum eğrisi. Emek piyasasında belli bir ücret düzeyine kadar negatif ikame etkisinin pozitif gelir etkisinden büyük olması nedeniyle ücretler artarken çalışılmak istenen süre artarken pozitif eğimli olan, ancak belli bir ücret düzeyinden sonra pozitif gelir etkisinin negatif ikame etkisinden daha büyük olması nedeniyle çalışılmak istenen sürenin azalmasına bağlı olarak negatif eğimli duruma dönen emek sunum eğrisi.

Backward channel : Ters yönde kanal. Geriye doğru kanal. Geriye oluk.

İngilizce Backward innovation Türkçe anlamı, Backward innovation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backward innovation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Backward innovation synonyms : a type mutual funds, backward invention, a change in supply, a group shares, ability to pay approach, abnormal budget, abnormal budget receipts.