Baggage room türkçesi Baggage room nedir
- Emanet.
- Bagaj odası.
- Bagaj kompartımanı.
Baggage room ile ilgili cümleler
English: I put my suitcase in the baggage room yesterday, but now it seems to be missing.
Turkish: Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.
Baggage room ingilizcede ne demek, Baggage room nerede nasıl kullanılır?
Baggage : Haspa (argo terim). Yol eşyası. Sevimsiz yaşlı kadın. Bagaj. Moruk. Moruk (argo terim). Kişisel eşya. Civelek kız. Yolcu eşyası. Ordu yükü.
Room : Olanak. Apartman. Fırsat. Meydan. Oda. Oturmak. Kalmak. Mekan. Neden. Boş yer.
Baggage allowance : Bagaj limiti. Bagaj haddi.
Baggage car : Eşya vagonu. Yük vagonu. Furgon. Bagaj vagonu. Bagaj arabası.
Baggage carousel : Bagaj teslim alanında bulunan ve çanta ve bagaj taşıyan hareketli bant. Bagaj atlı karıncası. Bagaj teslim alanındaki hareketli bant.
Baggage check : Bagaj fişi. Eşya makbuzu. Bagaj kontrol. Bagaj belgesi. Emanetçinin verdiği fiş.
İngilizce Baggage room Türkçe anlamı, Baggage room eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Baggage room ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Safety deposit : Bir kimseyle gönderilen şey. Korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya. Otel vb kurumlarca müşterilerinin değerli eşyalarının korunması.
Left luggage : Bavul vb'nin bırakıldığı yer. Kayıp eşya. Emanete bırakılmış yolcu bagajı.
Bailment : Belli bir taşınır malın kullanım hakkının, geri verilmek koşuluyla, bedelsiz olarak bir başkasına bırakılması. Teminat verme (mal). Bir kimsenin bir malı tekrar geri almak üzere başkasına bırakması. Verilen nesnenin ilgilisince yeterli bir korunumla saklanılmasını gerektiren bağıt. Kefalet. Emanet senedi. İnam bağıtı. Teminat olarak vermek. Malları teminat olarak verme.
Checkroom : Emanet bürosu. Vestiyer.
Security : Güvenlik önlemleri. Kefalet. Borçlanım, tutu, yapı tutusu, değerli kağıt, pay ve borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her çeşit tecimsel belgit, borsaya verilsin verilmesin iyesi ya da taşıyanına bir alacak sağlayan belge. İnanca. Hisse senedi, devlet tahvilleri, özel kesim tahvilleri ve poliçe gibi finansal varlıklara verilen genel ad. Bilgisayar, hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Selamet. Güvenlik. Emniyet.
Fiduciaries : Başkasına ait mal. Yedi emin. Mutemede ait. Mütevelli. Saymaca. Güvene dayanan. Emin. Mutemet.
Escrow : Emanet belge. Üçüncü kişiye yeddi emin olarak bırakılan şey. Belli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti. Akdin ifasını temin için üçüncü kişiye verilen taahhüt belgesi. Üçüncü bir şahsa tevdi edilen ve ancak belirli şartların yerine gelmesi halinde geçerli olacak bir taahhütname. Sözleşme tarafları arasında belli şartlar karşılanıncaya kadar malın ya da belgenin üçüncü bir şahsın kontrolü altında tutulması. Malın emaneten üçüncü şahsa verilmesi. Belirli yükümlülükler gerçekleşene kadar bir şeyin tarafsız bir kişiye emaneti.
Consignation : Görevlendirme. Muhayyer; depozito. Depozito. Belirleme. Konsinyasyon. Sevk etme. Muhayyer.
Baggage compartment : Bagaj kompartmanı.
Checkrooms : Emanet bürosu. Vestiyer.
Baggage room synonyms : deposit, fiduciary, depositum, safe custody, custodial, consignations.

Bu kısımda Baggage room kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Baggage room ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Baggage room anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Baggage room ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.