Bailer türkçesi Bailer nedir
- Kayığın suyunu boşaltan kimse.
- Çamur kutusu.
- Emanet veren kişi.
- Vantilli tüp.
- Kefaleti ödeyen kimse.
- Suyu boşaltma kabı.
- Birine emaneten para veren kimse.
- Emaneten para veren kimse.
- Kefalet veren kimse.
Bailer ingilizcede ne demek, Bailer nerede nasıl kullanılır?
Bailers : Kefalet veren kimse. Vantilli tüp. Çamur kutusu. Emaneten para veren kimse. Emanet veren kişi. Birine emaneten para veren kimse. Suyu boşaltma kabı. Kayığın suyunu boşaltan kimse. Kefaleti ödeyen kimse.
Bailed : Tevdi edilmiş. Teminat olarak verilmiş. Kefaletle serbest bırakmak. Emanet etmek. Kurtarmak. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefaletle serbest bırakılmış.
Bailee : Emanet olarak kendisine eşya bırakılması. Emanet edilen kışı. Emanetçi. Emin. Kefalet veren kişi. Emanet alan. Mutemet.
Bailey : Dış kale. Hisar dış duvarı. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Dış kale duvarı. Şato dış avlusu. Kale avlusu. Kolorado eyaletinde şehir. Şatonun dış avlusu. Ceza mahkemesi binası. Merkez cinayet mahkemesi.
Bailey bridge : Prefabrik çelikten yapılmış portatif köprü. Geçici köprü. Geçici olarak kurulan köprü.
Old bailey : Londra ağır ceza mahkemesi. Londra merkez cinayet mahkemesi. Londra merkez ceza mahkemesi.
Bail bond : Kefalet bedeli. Teminat olarak verilen tahvil. Teminat olarak verilen para. Bir kimseyi duruşma zamanı gelene kadar tutukevinden çıkarmak için yapılan teminat ödemesi. Kefaletname. Serbest bırakılma senedi. Tahliye ve serbest kalmak için verilen senet. Tahliye senedi. Kefalet senedi.
Bail out water : Kayığın suyunu boşaltmak.
Bail up : Bir hayvanı yakalama, ele geçirme veya tutma. Zapturapt.
Go bail for : Sanığın kefaletini yatırmak. Kefil olmak. Kefaletini yatırmak.
İngilizce Bailer Türkçe anlamı, Bailer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bailer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cashier : Kasiyer. Veznedar. Atmak. Vezneci (bankada). (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kovmak. Vezneye giren ve çıkan paraların sayışımını, yazılımını yapan ve bunların sonucundan sorumlu tutulan kişi. Kasadar. Kasa.
Material : Gereç. Bez. Materyal. Zaruri. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Malzeme. Maddesel. Madde. Özdeksel.
Financier : Finanse etmek. Sermaye sahibi. Yatırım finansmanı uzmanı. Banker. Maliyeci. Yatırımcı. Paraya ilişkin işleri yöneten. anamal işlemleriyle uğraşan kişi. devletin para işleri örgütünde çalışan kişi. Anamalcı. Finansör.
Bank clerk : Banka memuru.
Stuff : Kaçak içki. Kereste. Tıkmak. Saçma. Doldurmak. Uyuşturucu. Zırva. Hammadde. Kağıt hamuru. Saçmalık.
Teller : Banka veznedarı. Anlatan kimse. Banka memuru. Veznedar (bankada). Gişe elemanı. Oy sayıcı. Söyleyen. Banko asistanı. Veznedar. Banka gişesindeki memur.
Bailer synonyms : trisodium orthophosphate, sodium pyrophosphate, sodium tripolyphosphate, moneyman, trisodium phosphate, tetrasodium pyrophosphate, tribasic sodium phosphate, detergent builder, bailers.
Bailer ingilizce tanımı, definition of Bailer
Bailer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who bails or lades. [Bakınız: Bailor].

Bu kısımda Bailer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bailer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bailer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bailer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.