Balance of payments surplus türkçesi Balance of payments surplus nedir

  • Ödemeler bilançosu fazlası.
  • Genellikle bir yıl olmak üzere, belli bir dönemde, ülkenin dış gelirlerinin dış giderlerinden büyük olması. bk. cari işlemler fazlası bk. dış ticaret fazlası.
  • Dış fazla.
  • İktisat alanında kullanılır.

Balance of payments surplus ingilizcede ne demek, Balance of payments surplus nerede nasıl kullanılır?

Balance : Bilgisayar, fizik, gitar, jimnastik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Ruhsal denge. Kıyaslamak. Denge kurmak. Dengeyi sağlamak. Denkleşme. Tartaç. Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi. Düşünmek.

Of : -li. İle ilgili. -den övünerek bahsetmek. -nin. Nin. In. Hakkında. -in. -den. Den.

Payments : Ödemeler. Karşılık. Ücret. Ödeme. Masraf. Tediyat. Giderler. Harcama.

Surplus : Gereğinden fazla miktar. Bolluk. Artakalan miktar. Fazlalık. Artık. Fazla olan. Fazla miktarda. İhtiyaç fazlası. Bir ekonominin kendini yeniden üretebilmesi için gerekli olandan daha fazla üretim yapması.

 

Balance of payments : Ödemeler bilançosu. Ödeme bilançosu. Tediye muvazenesi. Tediye bilançosu. Ödemeler dengesi. Tediye dengesi. Dış ödemeler dengesi. Ödemeler bilançosu dengesi. Bir ülke yerleşiklerinin diğer ülke yerleşikleri ile genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, yapmış oldukları iktisadi işlemlerin kaydedildiği bilanço.

Deficit of the balance of payments : Ödemeler dengesi açığı.

Balance of payments curve : Ödemeler bilançosu çizgi üstü hesaplarında dengeyi sağlayan gerçek (reel) gelir ile nominal faiz oranı bileşimlerinin geometrik yerini gösteren ve yata-pata eğrileriyle birlikte kullanılan eğri. açık ekonomide dış dengeyi simgeler. Öb eğrisi.

Potential balance of payments deficit : Bir ülkede uygulanan dış ticaret ve kambiyo uygulamalarının kaldırılması durumunda ödemeler bilançosunda ortaya çıkabilecek açık. krş. dış ödemeler dengesi açığı. Potansiyel dış ödemeler dengesi açığı.

Balance of a debt : Borç bakiyesi.

İngilizce Balance of payments surplus Türkçe anlamı, Balance of payments surplus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Balance of payments surplus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Balance of payments surplus synonyms : external surplus, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, a change in supply, a shift in supply, abnormal budget.