Ballboy türkçesi Ballboy nedir

  • Top toplayıcı erkek.
  • Tenis veya beyzbol oyununda dışarı çıkan topları toplayıp tekrar getiren erkek çocuk.
  • Erkek malzemeci.

Ballboy ingilizcede ne demek, Ballboy nerede nasıl kullanılır?

Ballbearing : Bilye.

Ballbearings : Bilye.

Ballbreaker : İpleri elinde tutan (kadın). Bir insandan yapılması zor şeyler isteyen. Talepkar kimse. Dizginleri elinde tutan (kadın). Son derece zor iş. Talepte bulunan kimse. Zorluk yaşatan. Erkekleri tahrik edebilen kadın. Bir insana zorluk çektiren. Kontrolcü kadın.

Ball ammunition : Küçük çaplı cephane. Yuvarlak çekirdek yapısı. Normal cephane.

Ball and chain : Pranga. Ayak kösteği. Bir adamın karısı. Kaşık düşmanı. Ayak bağı. Eş veya kız arkadaş.

Ball bearing spring : Bilyalı yatak yayı.

Ball and socket : Bilyalı mafsal. Küresel mafsal.

Ball and socket clamping screw : Bilya başlı mafsal sıkıştırma vidası.

Ball and socket head : Üçayağın başlıkla birleştiği yerde bilyalı eklem bulunan başlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eklemli başlık. Bilyalı başlık. Bir üçayağın yuvar biçimindeki ucunun buna uygun bir dişli yuva içinde her yöne döndürülebilen başlığı.

Ball bearing crankshaft : Bilyalı yataklı krank mili.

İngilizce Ballboy Türkçe anlamı, Ballboy eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ballboy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plaything : Eğlence. Oyuncak gibi kullanılan kimse. Oyuncak.

Option : Seçilen şey. Şık. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Seçenek. Oy. Tercih hakkı. Alıcıya tanınan süre. Seçme. Seçim. Tercih.

Secret ballot : Gizli oy. Gizli oy verme usulü. Gizli oylama.

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Voting : Oylama. Oy verme. Rey verme. Oy kullanan. Oy kullanma.

Write in : Eklemek. İlave yapmak. Mektupla başvurmak.

Veto : Yasak. Red. Veto hakkı. Reddetmek. Veto etmek. Ret. Veto. Olmazlama. Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması.

Pick : Sıyırmak. Hasat. Seçip almak. Gelişmek. Gitar penası. Tellere vurarak titreştirmek yoluyla gitarı çalmaya yarayan; kemik, plastik ve boynuz benzeri malzemelerden yapılan küçük gereç. Toplanan ürün miktarı. Seçme. Toplamak.

Casting vote : Başkanın oyu. Sonucu belirleyen oy. Etkin oy. Karar oyu. Belirleyici oy.

Toy : Eğlenmek. Oynamak. Çocuk oyuncağı. Oyuncak. Önemsememek. Önemsiz şey. Küçük.

Ballboy synonyms : multiple voting, selection, block vote, vote, choice, straight ticket, balloting.

Ballboy zıt anlamlı kelimeler, Ballboy kelime anlamı

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Girl : Kız arkadaş. Hizmetçi kız. Kokain. Sevgili. Kadın işçi. Kız. Kadın. Kız çocuğu.

Ballboy antonyms : female child.