Ballpark türkçesi Ballpark nedir

Ballpark ile ilgili cümleler

English: He showed me the way to the ballpark.
Turkish: Bana top sahasına giden yolu gösterdi.

English: Could you tell me how to get to the ballpark?
Turkish: Top sahasına nasıl gidileceğini bana söyleyebilir misiniz?

English: You can go to the ballpark on this bus.
Turkish: Bu otobüsle beyzbol sahasına gidebilirsin.

Ballpark ingilizcede ne demek, Ballpark nerede nasıl kullanılır?

Be in the same ballpark : -e yakın olmak. Benzer özelliklere sahip olmak. Aynı özellikte olmak.

Ballpen : Ucunda dönen küçük metal bir top bulunan kalem türü. Tükenmez kalem.

Ballpens : Ucunda dönen küçük metal bir top bulunan kalem türü. Tükenmez kalem.

Ballplayer : Beyzbol oynayan kimse. Top oynayan kimse. Topçu.

Ballplayers : Topçu. Beyzbol oynayan kimse. Top oynayan kimse.

Ballpoint pen : Ucunda dönen küçük metal bir top bulunan kalem türü. Tükenmez kalem.

Ball and socket clamping screw : Bilya başlı mafsal sıkıştırma vidası.

Ball and socket head : Eklemli başlık. Üçayağın başlıkla birleştiği yerde bilyalı eklem bulunan başlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir üçayağın yuvar biçimindeki ucunun buna uygun bir dişli yuva içinde her yöne döndürülebilen başlığı. Bilyalı başlık.

 

Ball and chain : Bir adamın karısı. Pranga. Ayak kösteği. Eş veya kız arkadaş. Kaşık düşmanı. Ayak bağı.

Ball and socket joint : Mafsal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilya başlı mafsal. Bilyalı eklem. Başlığın her yana kolaylıkla döndürülmesini sağlamak üzere, birbirinin içine iyice yerleşmiş dişi ve erkek yuvarlardan oluşan yuvarsal eklem. Küre biçiminde eklem.

İngilizce Ballpark Türkçe anlamı, Ballpark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ballpark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Orbit : Göz. Yörünge. Bohr kuramına göre atom çekirdeği çevresinde elektronların yer alabileceği erke düzeyleri ya da erke kabuklarına verilen ad. Yörüngeye sokmak. Dolanca. Gözün içinde bulunduğu kemiksi boşluk. İletişim uydularının dünya çevresini dolanırken izledikleri yol. Göz çukuru. Yörüngede dönmek. Yörünge izlemek.

Baseball field : Beysbol sahası.

Back and forth : İleri geri.

Close on : Hemen hemen.

Budgeted : Bütçeli. Planlanmış. Paylaştırılmış.

Circa : Simgesi "c" olan ve herhangi bir tarihin kesin olarak bilinmediğini belirtmek üzere kullanılan sözcük. (copyright'ın kısaltması olan "c" ile karışmaması için, circanın kısaltması genel olarak italik yazılır.). Dolaylarında. Dolayında. Circa. (özellikle tarihler için kullanılır) dolaylarında. Tahminen. Yaklaşık. Aşağı yukarı (özellikle tarihlerde kullanılır).

Around : Etrafında. Sularında. Öteye beriye. Geriye. Yakınlarda. Civarda. Ötede beride. Çevresinde. Etrafına. Yaklaşık.

 

Ambit : Etraf. Sınır. Hudut. Çevre. Alan. Saha. Ortam. Muhit. Çerçeve. Şümul.

Give or take : Hemen hemen. Civarında.

Pro forma : Proforma fatura. Geçici olarak. Şekil bakımından. Proforma. Geçici. Biçimsel. Proforma veya taslak. Şekle uyarak. İhzari.

Ballpark synonyms : sports stadium, ball field, approximate range, in the rough, cypres, range, stadium, rough estimate, calculated, as nearly as i can tell, conjectural, nearly, bowl, almost, about, at a guess, scope, compass, baseball diamond, all but, in round figures, diamond, roughly, proformas, stochastic, bullpen, proforma, dugout, approx, estimated, stand, reach, park.