Give or take türkçesi Give or take nedir

Give or take ile ilgili cümleler

English: It's three hundred miles to London, give or take ten.
Turkish: Londra'ya, üç aşağı beş yukarı, üç yüz mil uzaklıktadır.

English: I weigh 70 kilos, give or take a few kilos.
Turkish: Üç aşağı beş yukarı, yetmiş kiloyum.

Give or take ingilizcede ne demek, Give or take nerede nasıl kullanılır?

Give : Doğruluğunu kabullenmek. Eğilmek. Yapıvermek. Düzenlemek. İtiraf etmek. Bel vermek. Bulaştırmak. Bahşetmek. Ödemek. Hediye etmek.

Or : Ya. Eldeki kaynakların en iyi biçimde kullanımı ile ilgili karmaşık sorunlar için modellerin tasarlanması ve bu sorunların çözümü için, matematiksel yöntemlerin uygulanması konularını kapsayan bilim ve araştırma alanı. Yöneylem araştırması. Altın sarısı. Veya. Ya da. Veyahut. Bilemedin. Yahut. Yoksa.

Take : Pay. Reaksiyon. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Ele almak. (sınava) girmek. Götürmek. Alınan taş. Kabul etme (vücut). Yazmak. Tutulan balık miktarı.

 

Give order : Sipariş vermek. Talimatta bulunmak. Emir vermek. Emretmek.

Give orders : Direktif vermek. Emirler yağdırmak.

İngilizce Give or take Türkçe anlamı, Give or take eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give or take ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

About : Baresinde. Takriben. Yakınında. Geriye. Aksi yöne. Muhiten. Ötede beride. Sıralarda. Doğrusunda.

As nearly as i can tell : Bildiğim kadarıyla.

Ballpark : Tahmini. Kaba hesap. Beyzbol sahası. Beysbol stadyumu.

Some : Keybir. Bir bölümü. Kimi. Birtakım. Bir dereceye kadar. Bazısı. Oldukça. Bazı kısmı.

Nigh : Yakın. Az daha.

Approximately : Üç aşağı beş yukarı. Yaklaşık. Takriben. Takribi olarak. Beş aşağı beş yukarı. Tahminen.

Circ : Daire. Döngü. Yaklaşık (özellikle tarihlerle beraber kullanılan).

Approximative : Tahmini. Yaklaşık.

Give or take synonyms : in the neighbourhood of, close on, or so, nearby, close at hand, close to, almost, next door to, something like, much, as good as, at a guess, on, thereabouts, back and forth, more or less, thereabout, close by, in the vicinity of, around, in the region of, crudely, approx, half, barely, in the neighborhood of, roughly, just about, circa, in round figures, cypres, at close quarters, nearly.