Bane türkçesi Bane nedir

Bane ile ilgili cümleler

English: Laurie's family lives in Brisbane.
Turkish: Laurie'nin ailesi Brisbane'de yaşıyor.

English: After cutting habanero peppers, be careful not to rub your eyes.
Turkish: Habanero biberlerini kestikten sonra gözlerini ovalamamak için dikkatli ol.

English: The lebanese student and her friends wrote books.
Turkish: Lübnanlı öğrenci ve arkadaşları birçok kitap yazdı.

Bane ingilizcede ne demek, Bane nerede nasıl kullanılır?

Flea bane : Pireleri yok eden veya kaçıran bitki.

Hen bane : Banotu.

Baneberry : Akta. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Kristof bitkisi. Başaklı kristof otu.

Baneful : Yıkıcı. Muzır. Zararlı. Kötü. Öldürücü. Zehirli.

Banefully : Zehirli bir şekilde. Zehirli olarak. Öldürücü bir şekilde. Yok edici bir şekilde. Yıkıcı bir şekilde.

Banes : Felaket. Yıkım. Zehir. Zarar. Ziyan. Afet. Dert. Kötülük.

Dogbane : Kenevirotu. Bir lahana türü. İtboğan.

Brisbane : Avustralya'da bir şehir. Queensland eyaletinin başkenti. Avustralya'nın queensland eyaletinde şehir. Kaliforniya eyaletinde şehir.

Dogbane family : Zakkumgiller. Yaprakları karşılıklı ya da dairesel, süt içeren, çiçekleri tekli, ışınsal simetrili, çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar bileşik, folikül, kapsül, bakka ya da eriksi tip meyveleri olan, er dişi, ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen, çok yıllık, otsu ya da ağaçsı bitkiler.

 

Akabane virus disease : Akabane virüs hastalığı. Bunyaviridae ailesinde, bünyavirüs cinsinde yer alan ve sokucu sineklerle taşınan bir virüsün inek, keçi ve koyunlarda gebelik döneminde enfeksiyonlara neden olarak yavru atmaya veya nöral tüpün kapanmasının engellenmesi sonucu artrogripozis veya hidranensefaliyle belirgin yapılış bozukluklarına neden olan viral bir hastalık, akabane hastalığı, doğuştan artrogripozis-hidranensefali sendromu, sığırların enzootik artrogripozisi.

İngilizce Bane Türkçe anlamı, Bane eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bane ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hazard : Riske girmek. Kumar. Tehlikeye atmak. Tehlike. Cesaret etmek. Tehlikeye maruz kalmak. Şansa bırakmak. Topu deliğe sokan vuruş. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç. Rastlanı.

Cataclysms : Kıran. Tufan. Yerkabuğunun ani değişmesi. Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Karışıklık.

 

Venom : Akrep zehiri. Düşmanlık. Garez. (yılan veya akrep) zehir. Venom. Bazı yılanlar ile akrep, arı ve örümcek gibi artropod türleri tarafından üretilen, yapısında; hiyaluronidaz, fosfolipaz, transaminaz, fosfodiesteraz, dnaz, atpaz, alkalin fosfataz ve ribonükleaz gibi çeşitli enzimler ve metal iyonları, biyojenik aminler, lipitler, serbest aminoasitler, proteinler ile polipeptitler içeren ve bileşimi, hayvan türleri ile mevsimlere göre değişebilen karışımın genel adı. venomun canlı vücuduna alınmasından sonra ortaya çıkan belirtiler; ısırık yeri, dozu ve bireysel duyarlılıklara göre değişmekle birlikte etkilenen organ sistemleri; kan, kalp-damar, solunum ve merkezi sinir sistemidir. Yılan zehiri. Zehir (yılan veya akrep veya arı vb).

Catastrophes : Felaketle sonuçlanan olay. Dönüm noktası.

Scath : Hasar.

Detriment : Muzır. Hasar. Muhatara. (yurt vb) oda tamir tazminatı. Zarar ziyan.

Catabolism : Katabolizma. Katabolizm. Yıkıcı metabolizma. Anabolizmin karşıtı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması sırasında enerjinin açığa çıkması olayı. disimilasyon. Kompleks moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması sırasında enerjinin açığa çıkması olayı, disimilasyon. Büyük organik moleküllerin daha küçük moleküllere parçalanması ve enerjinin açığa çıkması.

Cropper : Kırkma aleti. Ekinci. Demirci makası. Başarısızlık. Maraba. Ekin. Ürün veren bitki. Çok fena düşüş. Bozgun.

Complaint : Karşıtlama. İsnat. Hastalık. Resmi şikayet. Sitem. Şikayet sebebi. Yakınma. Rahatsızlık.

Destructions : Mahvetme. Yok edilme. Mahv. İzmihlal. Bela. Tahrip. İmha. Tahribat. Harap etme.

Bane synonyms : genus doronicum, herbaceous plant, leopardbane, doronicum, complaints, injury, damnum, curse, badness, disaster, venoms, collapse, damage, havocs, hemlock, herb, affliction, destruction, blights, havoc, diskindness, toxic, belial, calvary, mischief, devilries, toxin, banes, venin, catabolic, bore, poison, bother.

Bane ingilizce tanımı, definition of Bane

Bane kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To ruin. To be the bane of. That which destroys life, esp. poison of a deadly quality.