Banged on the table türkçesi Banged on the table nedir

  • Masayı yumrukladı.
  • Masaya vurdu.

Banged on the table ingilizcede ne demek, Banged on the table nerede nasıl kullanılır?

Banged : Küt diye çarpmak (argo terim). Hızla çarpmak. Sevişmek. Yatmak. Çarpmak. Güm diye çarpmak (argo terim). Vurmak.

On : Çakırkeyif. De. E doğru. Olmakta olan. Giyilmiş. İle. Yönünde. Civarında. Üstünde.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Table : Listeye geçirmek. Gözlemleri incelenen değişkenin çeşitli değer ya da seçeneklerine göre dağıtarak döküme sokan dağılım alanı. Çizelge. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Masa. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Tartışmaya sunmak. Göstermek. Cetvele yazmak.

On the table : Masanın üzerinde. Önde.

Clear the table : (masanın) boşlarını almak. Boşları toplamak. Masayı toplamak. Sofrayı toplamak. Boşları almak. Sofrayı kaldırmak. Masayı kaldırmak. Masanın üzerindekileri kaldırmak. Masa toplamak.

Cleared the table : Görevleri tamamlamış. Masadan kirli tabakları kaldırmış. Konuları bitirmiş.

 

Be on the table : Teklif edilmiş olmak. (tartışılmak üzere) masaya gelmek. Tartışılması ileri bir tarihe bırakılmış olmak (tasarının veya meselenin). Görüşülmesi ileri bir tarihe bırakılmış olmak (tasarının veya meselenin).

Laid his cards on the table : İçinde olan her şeyi açığa vurdu. Samimi bir şekilde açıkladı. İçini döktü.