Banknote system türkçesi Banknote system nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Para olarak kağıt paranın kullanıldığı para sistemi.
  • Kağıt para sistemi.

Banknote system ingilizcede ne demek, Banknote system nerede nasıl kullanılır?

Banknote : Banknot. Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kağıt para. devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kağıt para. Para. Papel. Saymaca kağıt para. Kaime. Kağıt para.

System : Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu. Sistem. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Dizge. Şebeke. Katman. Yapı. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Jüye. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi.

Gold convertible into banknote system : Altına çevrilgen kağıt para sistemi. Merkez bankalarının dolaşıma çıkardığı kağıt paraların istendiğinde serbestçe altına çevrilebildiği bir tür altın para sistemi.

Banknote printing plant : Kağıt paraların basıldığı yer. Para basımevi.

Banknotes : Banknot. Kağıt para. Banknotlar.

Banknotes issued : Emisyon. Emisyon hacmi.

 

İngilizce Banknote system Türkçe anlamı, Banknote system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Banknote system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Banknote system synonyms : abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a change in demand, paper money system, ability to pay approach, a shift in individual demand, a shift in supply.