Barrenness türkçesi Barrenness nedir

  • Çocuk doğuramama.
  • Akamet.
  • Kısırlık.
  • Kıraçlık.
  • Anlamsızlık.
  • Yavanlık.
  • Toprak alt tabakasında bulunan tuz ve bazların kılcallık yoluyla toprak yüzeyine çıkması sonucu bitki gelişiminin zorlaşması.
  • Çoraklık.

Barrenness ingilizcede ne demek, Barrenness nerede nasıl kullanılır?

Barren land : Kıraç arazi.

Barren mountain : Çıplak dağ.

Barren rock : Kısır kayaç. Cevhersiz kaya. Kısır kaya.

Barren soil : Verimsiz toprak. Kıraç toprak. Bereketsiz toprak. Çorak arazi.

Barren spot : Çorak yer. Kellik.

Barrenwort : Azgın teke otu.

Barrens : Arktik çorak bölge. Çorak arazi.

Become barren : Kısırlaşmak. Çoraklaşma. Çoraklaşmak. Toprak alt tabakasında bulunan tuz ve bazların kılcallık yolu ile toprak yüzeyine çıkması sonucu bitki gelişiminin zorlaşması.

Barren woman : Çocuk yapamayan kadın. Çocuk veremeyen kadın. Kısır kadın.

Barren : Çorak. Verimsiz. Kısır. Boş. Sonuçsuz. Budala (argo terim). Anlamsız. Yavan. Faydasız. Bereketsiz.

İngilizce Barrenness Türkçe anlamı, Barrenness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barrenness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insipidity : Sönüklük. Sıkıcılık. Tatsızlık.

Aridities : Kuraklık. Susuzluk. Sıkıcılık. Kuraklık (toprakta). Kuruluk (iklim veya hava için). Kuruluk.

 

Futility : Yararsızlık. Gereksizlik. Beyhudelik. Abes. Boşuna olma. Abes olma. Faydasızlık. Boşuna oluş.

Brackishness : Nahoşluk. Tuz ve tatlı su karışımı olan su. Biraz tuzlu olan su. Hoş olmama. Tuzluluk. Tatsızlık.

Unproductiveness : Bereketsizlik. Karsız olma. Verimsizlik.

Drabness : Belirsizlik. Durgunluk. Zevksizlik. Melankoli. Sersemlik. Kasvet. Sönüklük. Rüküşlük. Can sıkıntısı.

Crudities : Kabalık. Hamlık. Edepsizlik. Tatsız tuzsuzluk.

Abortions : Kürtaj. Çocuk düşürme. Düşürtme (dölütü). Düşük. Alma (çocuk). Alma (dölütü). Başarısızlık. Bebek aldırma. Düşürme (çocuk).

Bitterness : Acık. Karamsarlık. Acılık. Yakıcılık. Sertlik. Keskinlik. Öfke. Şiddet. Hoşnutsuzluk.

Prosiness : Sıkıcılık. Hayran eden.

Barrenness synonyms : platitude, abortion, crudity, poorness, fatuity, platitudes, absurdness, insipidness, exility, infertility, aridity, torridness, blankness, foziness, frivolity, fatuities, inaneness, tastelessness, desolateness, baldness, unfruitfulness, frivolousness, frivolities, acyesis, futilities, sterility, torridity, aridness, quality, absurdity, fruitlessness, agenesis, infecundity.

Barrenness zıt anlamlı kelimeler, Barrenness kelime anlamı

Fertility : Bereket. Üretkenlik. Birim zamanda meydana getirilen yavru sayısı ile ölçülen, bir bireyin ya da populasyonun üreme kapasitesi. fertilite. Bereketlilik. Biteklik. Belli bir nüfusta belli bir zaman süresi içinde gerçekleşen canlı doğumların sayısı ya da oranı. Verimli olma durumu. Mümbitlik. Doğurganlık. Fertilite.

Fruitfulness : Mahsuldarlık. Bereket. Bereketlilik. Yemişveren. Verimlilik.

Productiveness : Semere. Belirli bir süre zarfında yapılan iş miktarı. Verimlilik. Verim. Bereket. Üreticilik. Prodüktivite. Zenginlik. Rantabilite.

Barrenness ingilizce tanımı, definition of Barrenness

Barrenness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition of being barren. Unproductiveness. Sterility.