Basal granule türkçesi Basal granule nedir

  • Dip taneciği.
  • Bazı bir hücreli kamçılı hayvanlarda kamçının kaidesindeki bazal cisimcik. blefaroplast, bazal granül.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Basal granule ingilizcede ne demek, Basal granule nerede nasıl kullanılır?

Basal : Baz alınan. Esaslı. Bazal. Temel. Asal. Tabansal. Esas ile ilgili. Esas. Esasa ait. Taban.

Granule : Tane. Tanecik. Yuvarlak biçimde hazırlanmış, ağız yoluyla kullanılabilen ağırlığı 50 mg’a kadar olan yumuşak kıvamda ilaç biçimi. Yığın özellikleri akışkanlarınkine benzeyen küçük katı parçacıklar. Ufak tane, tanecik, partikül. Taneciğe benzer partikül. Zerre. Küçük yuvarlak ya da oval herhangi bir yapı. özellikle sitoplazmadaki lipit, protein granülleri, ribozom granülleri, polenin ekzini üzerindeki yuvarlak çıkıntılar gibi. Biyoloji, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Habbe.

Basal age : Temel yaş.

Basal body temperature : Sabah yataktan çıkmadan ve herhangi bir şey yemeden önceki vücut sıcaklığı. Esas vücut sıcaklığı.

Basal cell : Bazal hücre.

Basal lamina : Bazal lamina. Kaide zarı.

İngilizce Basal granule Türkçe anlamı, Basal granule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basal granule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Basal granule synonyms : blebharoplast, aardvark, a cells, abductor muscle, blefaroplast, abramis zone, abiotic factor, acacia, aardwolf.