Bassinet türkçesi Bassinet nedir

  • Sepet biçiminde beşik.
  • Sepet örgüsü beşik.
  • Sepet beşik.
  • Sepet.
  • Çocuk arabası.
  • Beşik.

Bassinet ile ilgili cümleler

English: Ali put the baby in the bassinet.
Turkish: Ali bebeği beşiğe koydu.

Bassinet ingilizcede ne demek, Bassinet nerede nasıl kullanılır?

Bassinets : Sepet örgüsü beşik. Çocuk arabası. Sepet beşik. Beşik. Sepet biçiminde beşik.

Bassinette : Beşik. Sepet beşik (bebekler için). Hafif çelikten miğfer (zırh parçası). Çocuk arabası.

Bassin of accumulation : Akarsuların tüm beslenme teknesiyle, buzulların sürekli kar sınırının üstünde kalan yukarı kesimi. Beslenme bölgesi.

Bassin of reception : Bir selin ya da kol akarsuyun en üst bölümünde, yağmur sularının toplandığı, üç yanından kapalı huni biçimli çukurluk, bk. akıntı yolu, birikinti yelpazesi. Toplama bölgesi.

Bassi : Basso. Bas.

Bass frequency : Bas frekans. Alçak frekans.

Bass clef : Fa anahtarı.

Bass drum : Büyük davul. Bas davul.

Embassies : Elçilik binası. Elçilik makamı. Büyükelçilik. Elçilik. Elçilik görevlileri. Sefarethane. Sefaret.

Bass compensation : Kalın sesleri düzenleme.

İngilizce Bassinet Türkçe anlamı, Bassinet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bassinet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cradled : Beşiğe yatırmak. Yetiştirmek. Tırpan ile ot biçmek. Özenle kucaklamak. Kızak gemi. Korumak. Beşikte sallamak. Sakınmak. Büyütmek.

Perambulators : Çocuk arabası (ingiliz ingilizcesi). Bebek arabası.

Carryalls : Kaptıkaçtı. Yolcu çantası. Hurç. Yolcu taşıma aracı. Büyük sepet. Harhar. Seyahat çantası. Çuval.

Nacelle : Motor yeri (uçak). Nasel. Motor yeri. Kaporta. Bir uçağın kanadında bulunan ve motorları ihtiva eden kapalı kısım. Motoru örten ve içine alan kısım.

Dorsel : Sırtta bulunan. Arkaya doğru olan parça. Yiyecek ve diğer şeyleri taşımak için kullanılan sepet. Sırtta olan. Sırta doğru olan bölüm (anatomi, zooloji). Küfe. Arka çantası. Sırt çantası.

Pusher : Torbacı. Fırsatçı. Uyuşturucu satıcısı. Kaydırmacı. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İtici. Bebek arabası. Sürücü. İtici lokomotif.

Bassets : Av köpeği. Uzun gövdeli ve kısa bacaklı bir av köpeği.

Cot : Ağıl. Küçük kulübe. Baraka. Örtü. Bebek beşiği. Bebek karyolası. Kulübe. Kümes. Portatif karyola.

Carriage : Taşıma. Makinenin oynak parçası. Araba. Duruş. Nakliye vergini. At arabası. Nakliye. Tavır. Tutum.

Bassinet synonyms : baby's bed, baby bed, go cart, bassinets, cutting barrel, nacelles, stroller, basket, carryall, film barrel, headstock, catchalls, bin, prams, cribs, basseting, cribbed, pram, cradles, crib, perambulator, pushchair, basset, catchall, cradle, go kart, baby buggy, film bin, baby carriage, buggies, baskets, dorser, buggy.

Bassinet ingilizce tanımı, definition of Bassinet

Bassinet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wicker basket, with a covering or hood over one end, in which young children are placed as in a cradle.