Beş nedir, Beş ne demek
- Dörtten sonra gelen sayının adı.
- İlkokul

- Dörtten bir artık.
- Bu sayıyı gösteren 5 ve V rakamlarının adı.
"Beş" ile ilgili cümle örnekleri
- "Biz okumadık, beşi bitirdik." - T. Dursun K
Yerel Türkçe anlamı:
Keçi, koyun ve sığır gibi hayvanların alınlarmdaki beyazlık veya böyle bir lekeye sahip olan hayvan: Beş dana, alnı beş.
Beş // hoş beş: hâl hatır sorma // uç beş: bir miktar
Bazı kâğıt oyunlarında, elde edilen kâğıt grubu sayısı.
Ortaklık: Biz beş kurduk, gezmeğe gideceğiz.
Beş. || bej
Beş kısaca anlamı, tanımı:
Beş aşağı beş yukarı : Üç aşağı, beş yukarı.
Beş parmağın beşi bir olmaz : "belirli bir insan topluluğu içinde benzerlikler olabileceği gibi farklılıklar da olabilir" anlamında kullanılan bir söz.
Beş parmağın hangisini kessen acımaz : "insan evlatlarını birbirinden ayırt etmez, hangisine zarar gelse aynı üzüntüyü duyar" anlamında kullanılan bir söz.
Beş beter : Besbeter.
Beşbıyık : Muşmula.
Beş binlik : Beş bin liralık bütün kâğıt para.
Beş bir : Pencüyek.
Beş dört : Zarla oynanan oyunlarda atılan zarlardan birinin beş, öbürünün dört benekli yüzünün üste gelmesi.
Beş duyu : Dokunma, görme, işitme, koklama, tat alma duyuları.
Beş iki : Pencüdü.
Beşkardeş : Şamar.
Beş milyonluk : Beş milyon liralık kâğıt para.
Beşon : Kalınlığı beşe on santimetre ölçülerinde olan kereste.
Beş para : Çok az para.
Beş parasız : Yoksul.
Beşparmak : Derisi dikenlilerden, beş ışınlı yıldız biçiminde bir deniz hayvanı, beşpençe (Uraster). Beş renkte dokunmuş çubuklu kumaş.
Beşpençe : Beşparmak.
Beştaş : Beş tane taşla oynanan bir çocuk oyunu türü.
Beş üç : Pencüse.
Beş vakit : Bu vakitlerde kılınan namaz. Günün sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı zamanları. Her zaman, günün her saatinde.
Beş yüzlü : Beş yüzü olan cisim.
Beş yüzlük : Beş yüz liralık kâğıt para.
Beşibirlik : Kadınların süs için takındıkları, beş tam altının bir arada bulunduğu süs eşyası, beşibiryerde, beşibirarada.
Beşibiryerde : Beşibirlik.
Dübeş : Zarla oynanan oyunlarda atılan zarlardan ikisinin de beş benekli yüzünün üste gelmesi.
Şeşbeş : Zarla oynanan oyunlarda atılan zarlardan birinin altı, öbürünün beş gelmesi.
Üç beş : Nicelik yönünden az.
Sonra : Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz. Yoksa, aksi hâlde. Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Daha uzak ve ileri bir yerde. Arkadan gelen bölüm veya zaman.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse veya nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Adı : Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
Bir : Ancak, yalnız. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Bir kez.
Artık : Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan.
İlkokul : Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep.
Beş ayı : Şubat
Beş beş açılmak : Keyiflenmek
Beş bucaklu : Muhammes, beşgen.
Beş değerlikli : Değerliğin 5 olması hali.
Beş hececiler : Ulusal ölçü olan heceye dönme ilkesini benimseyen beş ozana verilen ad. Ulusal edebiyatçılar, Arap ve Fars koşuk ölçüsü olan aruzu bırakıp koşuklarımızın Türk ölçüsü olan hece ile yazılmasını ilke edinmişlerdir. Çağın yeni yetişen ozanları bu ilkeye bağlandılar. Bu akıma ilk başlayan beş ozan şunlardır: Enis Behiç Koryürek, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy. Bunlara "hecenin beş şairi", "beş hececiler" adı verilmiştir.
Beş kaya : Beş taşla oynanan bir çocuk oyunu.
Beş lekeli levrek : Orta Afrikada yaşayan, vücudu pirinç sarısı renginde ve üzerinde beş tane koyu leke bulunan bir akvaryum balığı.
Beş oluklu işlik : Beş alıcının birden kullanılabildiği işlik.
Beş para almamak : hiç para almamak.
Beş para etmez : hiçbir değeri yok, işe yaramaz anlamında kullanılan bir söz. İlgili cümle: "Doktorun oğlu imtihansız geçmek değil, ağzı ile kuş tutsa bile beş para etmez." A. H. Çelebi.
Beş ile ilgili Cümleler
- Özel kuvvetlerde beş yıldan sonra işten ayrıldım.
- Saat tam beş.
- Buradan kampüse yürümek on beş dakika sürer.
- Joseph beş dilde 'seni seviyorum' diyebilir.
- Beş adet 10 yenlik pul aldım.
- Beş adam gördüm.
- Üç kere beş eşittir on beş.
- Beş altı gün kalacak.
- O, belirtilen zamandan beş dakika sonra geldi.
- İki artı iki eşittir beş.
Diğer dillerde Beş anlamı nedir?
İngilizce'de Beş ne demek? : [BES] n. five, cinque (French)
pref. penta, quin, quint
Fransızca'da Beş : cinq
Almanca'da Beş : num. fünf
Rusça'da Beş : num. пять, пятеро

Bu kısımda Beş nedir? Beş ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Beş tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Beş hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.