Be at work türkçesi Be at work nedir

  • İşte olmak.
  • İş başında olmak.

Be at work ile ilgili cümleler

English: I thought you were supposed to be at work today.
Turkish: Bugün işte olman gerektiğini düşünüyordum.

English: I have to be at work in three hours.
Turkish: Üç saat içinde işte olmak zorundayım.

English: I need to be at work by 7:30.
Turkish: 7.30'a kadar işte olmalıyım.

English: Aren't you supposed to be at work right now?
Turkish: Şu anda iş başında olman gerekmiyor mu?

English: I should be at work now.
Turkish: Şimdi işte olmalıyım.

Be at work ingilizcede ne demek, Be at work nerede nasıl kullanılır?

Be : Mal olmak. Var olmak. -dı. Anlamına gelmek. Berylliumb (berilyum). Kalmak. Bulunmak. -di. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak.

At : Yanında. Üzerinde. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. A. Bir hareketin hedefini gösterir. De. Ye. Da. Üzere. Nezdinde.

Work : Çalışma. Seğirmek. İşlemek. Koparmak (para). Çalışmak. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Emek sarfetmek. Görev. Eser. İş yapmak.

Be at : -de olmak. -de bulunmak.

Be at a desperate pass : Durumu vahim olmak. Zor durumda olmak.

 

Be at a loss for words : Söyleyecek söz bulamamak. Ağzında düğümlenmek. Ne diyeceğini bilememek. Söyleyememek. Diyecek kelime bulamamak. Ne diyeceğini şaşırmak.

Be at an end : Neticelenmek. Sona ermek. Sonuçlanmak. Tükenmek. Bitmek. Tükenmiş olmak.

Be at a loss : Zararda olmak. Şok olmak. Dili tutulmak. Ne yapacağını şaşırmak. Ne yapacağını bilememek. Şaşırmak. Eli ayağı dolaşmak. Eli ayağı tutulmak. Ne diyeceğini bilememek. Ne yapacağını bilmemek.

Be at a low ebb : En düşük seviyede olmak. En kötü durumunda olmak. Morali bozuk olmak. Çok azalmış olmak.

Be at a loose end : Boşlukta olmak. Çıkmazda olmak. Boşta olmak. Çıkmaza düşmek. Çıkmazda bulunmak. Yapacak bir şeyi olmamak.