Be given türkçesi Be given nedir

Be given ile ilgili cümleler

English: Parents have a prior right to choose the kind of education that shall be given to their children.
Turkish: Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.

English: Judgement will be given tomorrow.
Turkish: Yargılama yarın verilecek.

English: A dinner will be given next Saturday.
Turkish: Gelecek Cumartesi bir akşam yemeği verilecek.

English: He will be given American citizenship.
Turkish: Ona Amerikan vatandaşlığı verilecek.

English: Her birthday party will be given next evening.
Turkish: Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.

Be given ingilizcede ne demek, Be given nerede nasıl kullanılır?

Be : Var olmak. Bulunmak. Mal olmak. Olmak. -dir. Durmak. -dı. -dır. Berylliumb (berilyum). Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.

Given : Bilinen. Düşkün. Belirli. Verili. Doğuştan olan. Eğilimli. Bahsi geçen (durum vb). Müptela. Verilmiş. Verilen.

Be given to : Bir şey yapmak itiyadında olmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a ball of fortune : Şans topu olmak. Bir durumun kurbanı olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

İngilizce Be given Türkçe anlamı, Be given eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be given ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feel inclined : -'a doğru meyilli olmak. Yatkınlık hissetmek. Tercih etmek. Eğilim hissetmek. Eğilimi olmak.