Be open türkçesi Be open nedir

Be open ile ilgili cümleler

English: The door could not be opened.
Turkish: Kapı açılamadı.

English: A new branch will be opened in Chicago next month.
Turkish: Gelecek ay Şikago'da yeni bir şube açılacak.

English: The shop won't be open for clients tomorrow.
Turkish: Mağaza yarın müşteriler için açık olmayacak.

English: The fight for civil rights in the United States started in 1954, when the government said school had to be open to everyone.
Turkish: Amerika Birleşik Devletlerinde sivil haklar için mücadele 1954 yılında başladı, hükümetin herkese okul açılmak zorunda olduğunu söylediğinde.

English: The exhibition will be open for another month.
Turkish: Sergi bir ay daha açık kalacak.

Be open ingilizcede ne demek, Be open nerede nasıl kullanılır?

Be : -di. Kalmak. -dı. Olmak. Anlamına gelmek. Mal olmak. Bulunmak. Durmak. -dır. -dir.

Open : Genişletmek. Karara bağlanmamış. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Açık. Açık (kapı). Yarılmak. Geniş. Açmak. Fora etmek. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi.

Be open to dispute : Tartışmaya açık olmak. Şüpheli olmak. Farklı yorumlara açık olmak. Bir şey tartışılabilmek. Su götürür olmak.

 

Be open with : -e karşı açık olmak. -e içten olmak. -e karşı samimi olmak. -e karşı dürüst olmak.

Be opened : Açılmak (kapı). Açılmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Will be open to the public : Halka açık olacak. Umuma açık olacak. İnsanlara açık olarak.

İngilizce Be open Türkçe anlamı, Be open eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be open ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be in the clear : Gidermek (bulutları veya sisi). Üstünden geçmek. Kapatmak (borcu). Kaldırmak (bir şeyi bir yerden). Açılmak (gökyüzü veya hava). Masumluğu ispatlanmış olmak. Yok etmek (bir şeyi bir yerden). Takas etmek (banka çekini). İzin vermek.

Come untied : Çözülmek.

Bare : Soymak. Açmak. Açığa çıkartmak. Tamtakır. Açığa vurmak. Çıkarmak. Boş. Gözle görülür hale getirmek. Süssüz.

Burst forth : Pat diye önüne çıkmak. Birden ortaya çıkmak. Birden önüne çıkmak.

Come undone : Çözülmek.

Be opened : Açılmak (kapı).

Air : Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam. Caka satmak. Çalım. Tenek. Gökyüzü. Oylumca % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.94 soy gazlarla karbon dioksit vb. gazlardan oluşmuş, yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı. Teneklendirerek kurutmak. Soluduğumuz hava. Gösteriş yapmak. Tavır.

Bared : Çıkarmak. Açmak. Soymak. Yalın.

Be open synonyms : become relaxed, come open, bares, aired, blossomed, come loose, blossom.