Be treated türkçesi Be treated nedir

  • İşlemden geçmek.
  • İşlem görmek.
  • Davranılmak.
  • Muamele görmek.
  • Bakılmak.
  • Tedavi görmek.
  • Tedavi olmak.

Be treated ile ilgili cümleler

English: He is a famous painter and should be treated as such.
Turkish: O ünlü bir ressamdır ve öyle davranılmalı.

English: He is a foreigner, and ought to be treated as such.
Turkish: O bir yabancı, ve yabancı gibi davranılmalı.

English: He is sick and should be treated as such.
Turkish: O hasta ve bu sıfatla tedavi edilmeli.

English: Ali doesn't deserve to be treated this way.
Turkish: Ali bu şekilde davranılmayı hak etmiyor.

English: Ali wants to be treated like everyone else.
Turkish: Ali başka herkes gibi davranılmasını istiyor.

Be treated ingilizcede ne demek, Be treated nerede nasıl kullanılır?

Be : Berylliumb (berilyum). Anlamına gelmek. Durmak. -dı. -dır. Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dir. Mal olmak. -di.

Treated : İşlenmiş. Davranmak. İşlem görmüş. İkram etmek. İşlemek. Tedavi etmek. Ismarlamak. Muamele etmek.

Be treated to something : İkram edilmek. Ismarlanmak (kendisine).

To be treated as : Gibi davranılmak. Öyle bir tarzda olmak. Öyle bir tarza ait olmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

 

İngilizce Be treated Türkçe anlamı, Be treated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be treated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transacted : Hareket gerçekleşti. Yapmak. Görmek (iş).

Nurse : Kollarına almak. Kafaya takmak. Dert etmek. İlgilenmek. Emzirmek. Bakıcılık yapmak. Bakmak. Hastabakıcılık yapmak. Hemşirelik yapmak.

Nurses : Özen göstermek. Kafaya takmak. Beslemek. Tedavi etmek. Hemşirelik yapmak. Hemşireler. Kollarına almak. Meme emmek. Bakmak. İyileştirmek.

Transact : İşlem yapmak. Görmek (iş). Muamele yapmak. (iş) görmek. İş görmek. Yapıp bitirmek. İş yapmak. Yapmak. Bitirmek.

Transacts : İşlem yapmak. Bitirmek. İş görmek. Görmek (iş). Muamele yapmak. Yapıp bitirmek. Yapmak. (iş) görmek. İş yapmak.

Nursed : Hemşirelik yapmak. Bakıcılık yapmak. Özen göstermek. Tedavi etmek. İyileştirmek. Bakmak. Dert etmek. Kollarına almak. Meme emmek. Emzirmek.

Transacting : Yapıp bitirmek. İş yapmak. İşlem yapmak. (iş) görmek. Bitirmek. İş görmek. Yapmak. Muamele yapmak. Görmek (iş).