To be treated as türkçesi To be treated as nedir

  • Öyle bir tarza ait olmak.
  • Gibi davranılmak.
  • Öyle bir tarzda olmak.

To be treated as ile ilgili cümleler

English: He is a foreigner, and ought to be treated as such.
Turkish: O bir yabancı, ve yabancı gibi davranılmalı.

To be treated as ingilizcede ne demek, To be treated as nerede nasıl kullanılır?

To : -mek -mak (mastar). Ye. Kala. Karşı. -e göre. İle. Ya. Oranla. -e kadar. Arasında.

Be : Berylliumb (berilyum). Mal olmak. -dır. Olmak. Bulunmak. -di. -dı. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Var olmak. -dir.

Treated : Davranmak. İşlenmiş. İşlem görmüş. Muamele etmek. İkram etmek. Ismarlamak. İşlemek. Tedavi etmek.

As : İken. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Halde. Babında. Madem. Ki. Toplam sunum. Çünkü. Dahi.

To be all attention : Tüm dikkatini vermiş olmak. Dikkatlice dinlemek ve izlemek. Yakından ilgilenmek. Kulaklarını açmış olmak.

To be bent on doing something : Birşey yapmaya karar vermek. Bir şeyi yapmaya meyilli olmak.

To be an authority on : Bir şeyde uzmanlaşmış ve usta olmak. Bir şey hakkında bilgi sahibi olmak. Belirli bir alanda uzman olmak. - üzerinde otorite olmak.

To be behind someone : Bir kimseyi desteklemek. Bir kimsenin arkasında olmak.

To be awfully sorry : Son derece pişman olmak. Korkunç derecede üzgün olmak. - hakkında çok kötü hissetmek. Son derece üzgün olmak.