Beadle türkçesi Beadle nedir

  • Kavas.
  • Tören asasını taşıyan kimse (brit. üniv.).
  • Kilise görevlisi.
  • Mübaşir.

Beadle ingilizcede ne demek, Beadle nerede nasıl kullanılır?

Beadledom : İşgüzarlık.

Beadles : Kavas. Mübaşir. Kilise görevlisi. Tören asasını taşıyan kimse (brit. üniv.).

Bead plane : Silme rendesi.

Bead seat : Tırnak yuvası. Damak oturma yeri.

Bead tree : Tespihağacı. Maun familyasından bir ağaç türü.

Draw a bead on : Dikkatle nişan almak. Tüm ilgisini birine yöneltmek. Göz koymak. Silahını doğrultmak. Nişan almak.

Draw a bead on someone : Nişan almak. Birisine nişan almak. Birisine silah doğrultmak.

Coral bead : Mercan boncuk.

Bead : Arpacık (silahta). Boncukla süslemek. Arpacık (silah). Tespih tanesi. Tespih. Çıta. Ç.tespih. Damla. Boncuk dizmek. Boncuk.

Corner bead : Köşe koruyucu. Köşe çıtası. Köşe metali. Köşe silmesi. Köşelik.

İngilizce Beadle Türkçe anlamı, Beadle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beadle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tipstaff : Elçilik hademesi. Şerif vekili.

Bailiffs : İcra memuru. Kahya. Kralın bölgedeki temsilcisi.

Official : Resmi yetkili. Resmi memur. Resmi. Memura yakışır. Yetkili. Görevli. Memur. Memuriyete ait. Devlet. Resmi görevli.

Summoners : Kurye. Davalıyı davacıyı ve avukatları mahkeme salonuna çağıran görevli. Haberci. Ulak.

 

Summoner : Davalıyı davacıyı ve avukatları mahkeme salonuna çağıran görevli. Haberci. Kurye. Ulak.

Functionary : Tayin edilen. Atanan. Görevli. Memur. İşlevleri olan kimse.

Beadle synonyms : george wells beadle, george beadle, paritor, beadles, kavass, silentiary, apparitor, criers, bailiff, crier, bedel.

Beadle ingilizce tanımı, definition of Beadle

Beadle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Called also an apparitor or summoner. A servitor. One who cites or bids persons to appear and answer. A messenger or crier of a court.