Official türkçesi Official nedir
- Memuriyete ait.
- Resmi görevli.
- Yetkili.
- Resmi memur.
- Resmi.
- Memura yakışır.
- Devlet.
- Görevli.
- Memur.
- Resmi yetkili.
Official ile ilgili cümleler
English: Certain creoles obtain an official status, for example like in Malaysia.
Turkish: Bazı kreoller resmi bir statü elde ederler, örn.Malezya'daki gibi.
English: As of January 2011, Jupiter has 50 named moons. 13 more have been discovered but not given official status or names.
Turkish: Ocak 2011 itibariyle, Jüpiter'in 50 tane adlandırılmış uydusu vardır. 13 tane daha keşfedildi ama resmi statü veya isim verilmemiştir.
English: Christianity came to Armenia at the beginning of the first century and became an official religion in the year 301.
Turkish: Hristiyanlık Ermenistan'a birinci yüzyılın başında geldi ve 301 yılında resmi din oldu.
English: Esperanto, an official language of the European Union, now!
Turkish: Esperanto şimdi, Avrupa Birliği'nin resmî dili olmalı!
English: A customs official asked me to open my suitcase.
Turkish: Bir gümrük görevlisi, bavulumu açmamı istedi.
Official ingilizcede ne demek, Official nerede nasıl kullanılır?
Official act : Resmi işlem. Resmi muamele.
Official announcement : Resmi bildiri. Resmi duyuru. Resmi ilan.
Official apartment : Görev süresi boyunca bir devlet memuruna verilen apartman dairesi.
Official approval : Resmi onay.
Official bulletin : Resmi bülten.
Official candidate : Resmi aday.
Official business : Resmi işler. Resmi iş.
Official communique : Resmi tebliği. Resmi bildiri.
Official control marks : Resmi denetleme damgası. Marka olarak kütüğe yazımı istenmeyen ve yapılmayan, yalnız resmi denetleme işlerinde kullanılan markalar.
Official conciliator : Resmi arabulucu. Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, bu uyuşmazlığı gidermeye çalışmak amacıyla iş mahkemesi tarafından atanan ve yetkisi, saptanan uyuşmazlık konularını gidermekle sınırlı olan görevli.
İngilizce Official Türkçe anlamı, Official eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Official ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mace : Tören sopası. Küçükhindistancevizi meyvesinin toz haline getirilmiş kabuk içi. Yüze püskürtülünce insanı sersemleten bir kimyasal madde. Gözyaşartıcı bomba sıvısı. Küçük hindistan cevizi kabuğu. Süslü asa. Matrak. Tören asası. Yüzüne mace püskürtmek. Gürz.
In charge : İdare etmekte. İş başında. Sorumlu kimse. Başkasının sorumluluğunda. Amir. Vazifeli. Görevde. Nezaret altında. Vazifede.
Authorised : Onaylanmış. Hakkı verilmiş. Ruhsatlı. İzinli. Sertifikalandırılmış. Müsaade edilmiş. İzin verilmiş. Yetkilendirilmiş. Yetki verilmiş. Ruhsatlandırılmış.
Incumbent : Görev olarak yükletilmiş. Görevdeki. Boynunun borcu. Üzerine vazife olan. Yükümlü. Görevli kimse. Düşen. Üzerine düşen. Ödevli.
Decretory : Otoriter. Adli. Karar ile ilgili.
Town clerk : Belediye sicil memuru. Sicil memuru. Kasaba satıcısı.
Diplomatist : Siyaset adamı. İnsan ilişkilerinde usta kimse. Diplomat. Maharetli kimse.
Attorney : Bir başkasının adına ve sayışımma iş yapabilmek üzere yetkilendirilen kişi. Dava vekili. Yasal ya da türesel işlerde, gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hakları davacısı gibi gütmeye ve savunmaya yetkili kişi. avukat sayısı beşten az olan yerlerde bunların yetkisini taşıyan aynı konularda savunma işi yapan kişi. Mümessil. Avukat. Vekil. Yasal kovuşturucu. Avukatlık.
Usher : Başlatmak. İçeri getirmek. Getirmek. Açmak. İn içeri getirmek. Eşlik etmek. Yerini göstermek. Götürmek. Tiyatrolarda seyirciye biletinin değerine, çeşidine, numarasına göre bir yer gösteren, çoğu kez program da satan görevli. Seyircilere yerlerini göstermek için görevlendirilmiş kişi.
Enumerator : Sayım memuru. Sayıcı. Nüfus sayım memuru. Soruşturucu. Sayım görevlisi. Bir soruşturuda okuryazar olmayanlardan yanıt alarak ya da soru çizinliğini alınan yanıtlara göre doldurarak bilgi derleyen kişi. Numaralandırıcı. Sayan kimse.
Official synonyms : trained worker, comptroller of the currency, macebearer, hearing officer, political commissar, prosecuting attorney, forest fire fighter, elected official, record keeper, postmaster general, fire marshall, noticer, federal agent, prosecuting officer, church officer, equerry, political, mandarin, officering, authority, jobholder, certified, quaestor, formal, ceremonials, commonweals, civil servants, recorder, ceremonious, formals, jobholders, notary public, semiofficial.
Official zıt anlamlı kelimeler, Official kelime anlamı
Unofficial : Gayriresmi. Resmi olmayan. Gayri resmi. Gayrı resmi. Devletin olmayan. Gayrıresmi.
Unauthorized : Yetkisiz. Ruhsatsız. Gayri resmi. İzinsiz. Yasak. Resmi olmayan. Onaylanmamış. Salahiyetsiz.
Unconfirmed : Teyit edilmemiş. Doğrulanmamış. Teyidedilmemiş. Onaylanmamış. Kiliseye üye olmamış.
Official ingilizce tanımı, definition of Official
Official kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., a subordinate executive officer or attendant. As, official duties, or routine. One who holds an office. Of or pertaining to an office or public trust.

Bu kısımda Official kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Official ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Official anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Official ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.