Beavers türkçesi Beavers nedir
- Sakal.
- Kastor.
- Kunduzgiller.
- Yünlü kalın kumaş.
- Kunduz.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Kemiriciler (rodentia) takımının, yalın dişligiller (simplicidentata) alt takımının, sincabımsılar (sciuromorpha) bölümünden, geniş, yassı ve ucu pullu bir kuyrukları olan, art ayak parmaklarının arası perdeli, büyük ve tıknaz, toplu halde su kenarlarında kemirerek devirdikleri kütüklerden köy fırınına benzer yuvalar yapan, iyi yüzen, kastor adı verilen çok değerli postları olan bir familya. kunduz (castor fiber), kanada kunduzu (c.canadensis) türleri iyi bilinir.
- Kunduz kürkü.
- Sakallı adam.
- Fırça sakal.
- Miğferin çene kısmı.
Beavers ile ilgili cümleler
English: Beavers are hard-working animals.
Turkish: Kunduzlar çalışkan hayvanlardır.
English: Beavers can cut down trees with their teeth.
Turkish: Kunduzlar ağaçları dişleri ile kesebilir.
Beavers ingilizcede ne demek, Beavers nerede nasıl kullanılır?
Beaver away : Harıl harıl çalışmak.
Beaver buck : Kanada'nın kağıt bir doları.
Beaver tail : Kunduz kuyruğu.
American beaver : Kemiriciler (rodentia) takımının, kunduzgiller (castoridae) familyasından, 90 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, tüyleri tarçın renginde, postu çok değerli, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Kanada kunduzu.
Be as busy as a beaver : Başını kaşıyacak vakti olmamak.
European beaver : Kunduz. Kemiriciler (rodentia) takımının, kunduzgiller (castoridae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 38 cm kadar kuyruğu olan, sırtı soluk sarı, karnı daha açık, ağaçları kemirerek deviren ve üzerini çamur ile sıvayarak, 2-3 m yükseklikte yuvalar yapan, avrupa ve asya'da yaşayan soyu azalmış bir tür.
Beavertail : Geniş el kundağı. Kunduz kuyruğu.
Eager beaver : Bir konuda aşırı derecede hevesli olan kimse. Çok istekli kimse. Çok istekli. Bir şeyi yapmaya çok istekli olan kimse. Çok arzulu kimse.
Beavertail antenna : Kunduz kuyruğu anten.
Work like a beaver : Harıl harıl çalışmak. Köle gibi çalışmak. Arı gibi çalışmak. Eşek gibi çalışmak. Karınca gibi çalışmak.
İngilizce Beavers Türkçe anlamı, Beavers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Beavers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fungus : Balığın gövdesinde oluşan pamuğa benzeyen mantar. Küf. Mantar. Mantar hastalığı. Fongus. Fungus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şapkalı mantar. Küf mantarı. Mantarlar topluluğuna bağlı bitkilerin genel adı.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
High command : Üst komuta. Baş kumandanlık. Bir askeri veya başkaca bir otoritenin üst komutası.
Empyrean : Göksel. Yüce. Gök kubbe. Sema. Ulu. Göğe ait. Gök kubbesi. Semavi. Gökkubbe.
Zodiac : Burçlar. Zodyak bölgesi. Gökküresinde, tutulum'un geçtiği ve üzerinde on iki burcun eşit aralıklarla dağıldığı kuşak. Burçlar kuşağı. Zodyak.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Barba : Barba. Saç teli.
Supreme headquarters : Üst komuta. En önemli karargah. Başkomutanlık karargahı.
Nadir : Ayak ucu. Semtikadem. En alt nokta. En düşük nokta. Zenith'in mukabilidir. Ayak ucu (astronomi terimi). Nadir. En aşağı safha veya nokta. Ayakucu. En aşağı nokta.
Beavers synonyms : apex of the sun's way, celestial point, solar apex, beavering, abramis zone, rome, sphere, castors, a cell, aardwolf, barbing, surface, abductor muscle, beard, melton, wattle, face fungus, zenith, a site, barb, beards, firmament, european beaver, bearding, abacus bodies, nutria, beaver, castor, gill, funguses, gilling, aardvarks, apex.
Beavers zıt anlamlı kelimeler, Beavers kelime anlamı
Antapex : Karşı günerek. Güneş dizgesinin, uzayda, yakın yıldızlara göre yaptığı devinmede dizgenin gittiği ereğin bakışığı olan karşı yandaki nokta.
Nadir : Ayakucu. Ayak ucu. En alt nokta. Semtikadem. Zenith'in mukabilidir. En düşük nokta. En aşağı safha veya nokta. En aşağı nokta. Ayak ucu (astronomi terimi). Nadir.
Zenith : Zenit. Refah dönemlerindeki en üst noktası. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı. Doruk. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Başucu. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Zirve. Cennetin yukarı bölgesi.
Beavers antonyms : faintheartedness, cowardly, cowardice, fearfulness.

Bu kısımda Beavers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Beavers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Beavers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Beavers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.