Bedrooms türkçesi Bedrooms nedir

Bedrooms ile ilgili cümleler

English: The bedrooms are upstairs.
Turkish: Yatak odaları üst kattadır.

English: We have four bedrooms upstairs.
Turkish: Üst katta dört yatak odamız var.

English: How many bedrooms does your house have?
Turkish: Evinizde kaç tane yatak odası var?

English: This house is nearby, it has two bedrooms and a living room, and the decoration isn't bad; it's 1500 a month.
Turkish: Bu ev yakında, iki yatak odası ve bir oturma odası var, ve dekorasyonu kötü değil; ayda 1500.

English: They sleep in separate bedrooms even though they're married.
Turkish: Onlar evli olsalar bile ayrı yatak odalarında uyuyorlar.

Bedrooms ingilizcede ne demek, Bedrooms nerede nasıl kullanılır?

Bedroom eyes : Davetkar bakışlar. Baştan çıkartıcı bakış(lar).

Bedroom town : Yatıkent. Çok yoğun nüfuslu işleyim kuruluşlarının bir araya toplandığı işleyim bölgelerinde, nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan işçilerin, çalışma saatleri dışında kalan süreylerini geçirdikleri, oturdukları, yemek yedikleri ve yattıkları konutlardan oluşan bir tür uydu-kent.

Bedroom voice : Özellikle kadın oyuncunun kullandığı bezgin, nazlı, mahrem, kısık, tutkulu ses. Özellikle kadın oyuncunun kullandığı, kısık, tutkulu, nazlı ve fısıltılı ses. Yatak odası sesi.

 

Master bedroom : Ebeveyn yatak odası.

Bedroom : Şebistan. Yatak odası.

Bedrock : Anakaya. İşin gerçeği. Yerli kayaç. Ana kaya. İşin aslı. Temel prensip. -e bir başka örnek. Kesim. Temel kaya.

Bedrabble : Çamurlamak. Islatmak (etek).

Bedrocks : Temel bilgiler. Dip kaya. Temel kaya. Kesim. İşin aslı. Anakaya. Temel prensip. Köken. -e bir başka örnek. İşin gerçeği.

Get down to bedrock : Bir şeyini özüne varmak. Bir şeyin temeline inmek. Bir şeyin esasına inmek (problem, konu, vs.).

Bedraggled : Kirli. Yıkık dökük. Köhnemiş. Dağınık. Kirlenmiş. Bakımsız. Üstü başı darmadağınık. Çamurlu. Pejmürde. Çamurlanmış.

İngilizce Bedrooms Türkçe anlamı, Bedrooms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bedrooms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dwelling : Konut. Mesken. İkamet. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. İkametgah. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak. Oturma.

 

Dwelling house : İkametgah. Konut. Mesken. Ev. Konut binası.

Master bedroom : Ebeveyn yatak odası.

Bedroom : Şebistan.

Boudoir : Bir kadının odası. Kadının küçük özel odası. Özel oturma odası. Özel oda.

Room : Oda. Fırsat. Mekan. Mahal. Ç.daire. Meydan. Kalmak. Pansiyon. Neden. Yer.

Domicile : İkamet ettirmek. Ev. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Poliçenin ödendiği yer. Ödemek (poliçe). Yasal konut. Oturmak. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. Konut. Ödemek.

Dormitory room : Yatakhane.

Dormitory : Öğrenci yurdu. Yurt. Koğuş. Yatakhane.

Home : Yurda dönmek (kuş). Bakımevi. Yerleştirmek. Aile ocağı. Yuvasına dönmek. Sinyallere göre yönelmek. Melce. Özerklik. Hedeflemek. (kuş) yurda dönmek.

Bedrooms synonyms : guestroom, child's room, hotel room, bedchamber, habitation, sleeping accommodation, bed, chamber, sleeping quarters, sleeping room, abode, dorm room, motel room.